fenerbahçelimi olmama rağmen ne fenere ne beşiktaşa üzüldüğüm kararlardır.
olan şenol güneş'e olmuştur.
belki o sezon kupayla birlikte, şampiyonluk gelirlerini alsaydı trabzonspor ve şenol güneş şu anda çok farklı yerler de olacaktı.
yazık oldu iyi kalpli adama..
kararlar eğer doğru ise, spor-siyaset cocktaili tüm dünyada geçerli olur.
hele ki; biz balık hafızalı insanımsıların unuttuğu, avrupa ve dünya şampiyonaları-olimpiyat organizasyonlarının ülkelere verilmesinde yaşanan rezalet ve yolsuzlukların,
uefa ve fifa nezdinde yaşanan taraflı ve birbirine zıt kararların uygulanmasında bireysel olarak durumların değerlendirilmesi ve kurumların bu tutum ve yolsuzluklar dışında tutularak şahıslara yaptırım uygulanması kulüplere geçerli değilmiş.
uefa ve fifa kendi kurumlarının düzenlemiş olduğu organizasyonların veriliş aşamasında yaşadığı yolsuzluk ve çıkarların cezasını bireysel olarak vermekte(aslında hiç de öyle değil ya, neyse) ki, spor kulüplerinin yöneticilerini muaf tutarak sadece kulüplere ceza vermesi hukuki bir skandal olur-olmaktadır.
ben yaparsam flört, sen yaparsan orospuluk olur anlayışı uefa-fifa için bir anlayış olarak ortaya çıkmaktadır.
bjk ve fb taraftar grupları gezi eyleminde topyekün rol almasalar ve gezi olaylarının siyasi bir hareket olarak algılanmasını engellemiş olmasalardı, uefa tarafına yapılan baskı-telkin-istek olmaz ve alel acele müfettiş tarafından özel yetkili mahkemelerde savcının iddianamesi ve hakim kararları tercüme edilerek dosyaya konmazdı.
işin garibi aleyhte olan bulgular yanına lehte olan bulgular konulmayarak ve tamamen özel yetkili mahkeme kararları-dava dosyası uefanın iddianamesi olması ise başka bir acelecilik olmuş.
tabi ki, ülkemizde "taraftarlarınızı meydandan çekin" ricalarını(!) birbuçuk büyük kulüp "biz yapmadık amca" diye çocuk masumiyeti ile top oynarken kırılan camın sorumluluğunu üzerine almıyordu.
ligler başladığında sokaklarda tepkilerini koyan insanlar bu sefer stadyumlarda dillendirmeye başlayacak ve her maç bir miting havası içinde olacak. bu durumun engellenmesi ve spor kulüplerinin de pasifize edilerek susturulması gayreti gözardı da edilemez. ileride fedarasyon tarafından bunu ilk ışıklarını göreceğiz.
eğer federasyon buna uymaz ise, şike davasında takındığı tutum vb. gerekçeler ile federasyon yönetimi değişecek.
teniste yaşanan protesto benzerini futbol sahalarında yaşamamak için yeni yaptırımlar uygulanacak.
bu gidişle yalan olacak kararlardır. sanırım uefa vazgeçti bir karar vermekten ve kararsızlık en kötü karardan daha iyidir diyip işin içinden çıkacak ve bizi de düşüncelere sevk edecek. bunu söylemeleri bile 26 haziranda gerçekleşecektir.