sıralama turları ve yarış için yağmur beklentisinin yüksek olduğu gp. zaten malezya'da gelenekseldir, yarışa sürekli yağmur damgasını vurur. ayrıca cuma günkü 1 ve 2. antrenmanlar gösterdi ki redbullar'ın bu sene işi hiç de kolay değil. bu sene karşılarında yine güçlü fernando alonso ve 2012 sezonunun son 3 yarışındaki ivmesini sürdüren felipe massa'lı ferrari, geçen seneki düşük performansının aksine bu sene çok daha fazla iddialı olan lewis hamilton'lu mercedes, ve avustralya'daki performansıyla beni çok şaşırtan buz adam kimi raikkonen'li lotus var. bu zorlu rakiplerin arasına 2009 şampiyonu jenson button ve geleceği parlak olanmeksikalı sergio perez'i de eklemek isterdim ama bu sene mclaren gerçekten çok yavaş. redbull, ferrari, lotus, mercedes ve hatta force india'nın da performans olarak gerisindeler. zaten jenson button da perşembe günü yaptığı açıklamada bu hafta sonu için tek umutlarının yağmur olduğunu söylemişti. bu yağmur duası nereye kadar sürer bilinmez ama mclaren'in bu seneki derecesi hakkında 6-7 senelik bir jenson button taraftarı olarak hiç iyimser değilim. şampiyon jenson button veya mclaren olamayacaksa kimi raikkonen olsun arkadaş!
sıralama turlarında q2 de yağmurun hüküm sürdüğü gp. muhtemelen q3 geçiş ve/veya yağmur lastikleriyle geçilecek. onun için pole pozisyonunu kimin alacağı meçhul. force india'dan sutil'den bir sürpriz bekliyorum. diğer adayım kimi raikkonen.
edit: q3 için tüm pilotlar yağmur lastiğini taktılar. heyecanla bekliyoruz.
yağmur nedeniyle yarına ertelenmese bare dedirten gp. malum ufacık bi yağmurda muhterem yarış kontrol ya seansı durdurur yada sıralamaları yarına erteler.
mercedes takımı patronu ross brawn'ın lewis hamilton'a 0.3-0.4 arkasında olan nico rosberg'e ''lewis'i geçme. şu anki sıralamanızla yarışı bitirin'' dediği gp. yine mark webber yarışı lider götürürken 2. sırada yarışı götüren yeni yetme sebastian vettel takım radyosunda patrona ''webber'den hızlıyım, bırakın önüne geçeyim'' dedi. telsizden vettel'e biraz sabırlı ol denildi. bu esnada da yaklaşık 1 saniye fark vardı her iki pilot arasında. bir sonraki pit stoplarda da artık ne olduysa birden vettel webber'i geçiverdi. ama o geçiş mücadelesi görülmeye değerdi. kısacası bu gp' ye takım emirleri damga vurdu. formula 1 gittikçe keyifsiz hale geliyor bu saçma kurallar ve takım emirleriyle.
bir parantez de mclaren takımına. jenson button çok rahat 5. sırada götürdüğü yarışta pit ekibinin kurbanı oldu. sağ ön veya arka şimdi tam hatırlayamıyorum, lastiğin tam takılmaması sebebiyle button lolipop adamın yanından ayrıldıktan 3-5 saniye sonra durdu ve yaklaşık 1.5-2 dakika kaybetti. pite girmeden önce liderdi ve çıktığında 14. sıraya geriledi. böylece kendisi 10 puandan oldu. o lastiği yerine oturtamayan adama saygılarımı iletiyorum.
tanım: redbull pilotu sebasitan vettel'in kazandığı gp.
not: ben yarış saatini 11:00 olarak biliyordum. kalktığımda tam da yarışın orta noktasındaydık ve fernando alonso yarış dışıydı. böyle bir hatayı nasıl yaptım bilmiyorum ama 10 küsür yıldır f1 izleyen biri olarak kendimi asla affetmeyeceğim.
podyuma çıkan tüm pilotların ve podyumda pilotu bulunan 2 takımın da suratlarının asık olduğu gp. bu dünyada hakkı olana hakkını vereceksin arkadaş. hızlı olan kazanacak. özledim schumacher hakkinen zamanlarını valla. vettel ağlıyor, mark yavaş alın onu önümden diye. öteki taraftan, hızlı olan rosberg'i öndeki takım arkadaşını geçmemek için emir veriyorlar.sarı kafa vettel hayranları, sürekli ferrari'nin alonso'yu kayırdığını söylemezler mi? bugünkü olaylarda ferrari olsa, mangalda kül bırakmazlardı. ben her zaman dedim, bir takımın bir favori pilotu muhakkak vardır ve onu kollarlar. ama sezonun ilk başlarında, puanların zaten olmadığı zamanlarda da böyle kollayacaklarını bilemedim işte.
ferrari'ye hatta dominicali'ye diyecek laf yok. ulan ön kanadın hali ortada, düzlükte o kanadın kopacağı belli zaten. al da içeri işte adamı. bu adamlar pit stratejisinden zerre anlamıyorlar. pit demişken, bugün de pitte sıçan sıçanaydı maşallah. button'ı mclaren yedi pitte. zaten geçen sene ham'i az yemediler öyle. force india'ya diyecek laf yok zaten. adamlar pitte motor hararet yapmasın diye, aracı durdurdular ya la. daha ne diyeceksin. *
webber'in hakkıydı bu yarış. oysa, yarış öncesi o kadar giydirdim, bu adam starttan anlamıyor şimdi 15. olur diye, ama iyi cevap verdi. ama gene de zevkli bir yarıştı. massa'da az biraz saldırganlık olsa, kopmazdı o kadar.
redbull takımı için iyi pilotları için oldukça buruk geçen bi yarıştı izlemesi zevkliydi fakat takım emirlerinin artık sıkıcı bi hal almaya başladığınında göstergesi oldu bu yarış.. rosbergin hakkını yediler açık açık lewis te bunu belirtti. alonso da yine inadının kurbanı oldu ne denilebilir.
14 yıldır izlediğim formula 1 yarışları içerisinde en çok sinirlendiğim yarış. takım emirleri, yeni yetme seb'in emziğin yine düşürmesi ve takıma 'webber'i önümden alın' demesi, her ne hikmetse webber'in pit stop'undan sonra vettel'in webber'i yakalaması. schumi de zamanında takım emriyle kazanmıştı tamam ama rubens'i podyum da hak ettiği yere koymuştu. adamlık böyle olur. ah be schumi ah be hakkinen. deli gibi özlüyorum sizi. çoluk çocuğun eline bıraktınız bizi. ne olurdu son turda mekanik arızayla yolda kalan hakkinen'i geçip yarışı kazanmana rağmen, pit de podyumdan önce koşup hakkinen'e sarılışını tekrar görüp, tekrar sporun aslında saygıdan ibaret olduğunu gösterseydin schumi. rezilsiniz. iğrençsiniz. hiç biriniz burada olmayı hak etmiyorsunuz. (Alonso, hamilton ve raikkonen hariç)
vettel tam bir ergen olarak tamamladı yerışı resmen weberi geçmemesi gerekirken geçti öte yandan rosbergde geçmesi gerekirken takımın talimatıyla hamiltonı geçemedi yazık oldu hakedenler hakettikleri puanı alamadılar
weberin vettelin konuşma çabasına karşılık onu siklemeyip azarlayıp attığı şu bakış herşeyi anlatıyor sanırım..
vettel çocukca davranıp takım arkadaşı webber'ı geçip birinci olmasıyla damga vurmuş yarıştır. vettel her ne kadar herkesten özür dilese de uzunca bir süre affedilmeyecek sanırım.