senaryoda hafife alınamayacak kadar hataların olduğu, acayip kasvetli bir dizi. izlenir mi? bu kadar hatayla devam ederse tabiki hayır.
küçücük kızın annesini hapishaneye görmeye gitmesi normal mi ya, onu anlayamadım? gerçek hayatta bunun yasal olmadığını biliyorum. 18 yaş sınırlaması var bir kere.
tuba büyüküstün ve ilker aksum'un baş rollerini paylaştığı star'ın yeni dizisi. umarım reytinglere kurban gitmez de izleyip melek karakterinin aslında suçlu olduğunu görebiliriz. kadının gözlerinden sinsilik akıyor resmen, kesin adam buna yeşermiştir kadında adamı bu yüzden bıçaklamıştır.
orijanilini (bkz: the next three days) seyredenler için (ki kendisi normal sinema filmidir ve başrolde russell crowe döktürmektedir) ultra süper bayıcı bir dizi.
hem de, tüm işlerinde çok başarılı bulduğum ilker aksum'a rağmen (oyunculukta russell crowe ile kapışır bence).
133 dakikalık heyecan ve aksiyon dolu hikayeyi, bilmem kaç bölümlü bir diziye dönüştür, araya gereksiz bir sürü karakter ve olay döşe, tutmaz hacı o şekil. hiç mi senarist, hikaye kalmadı bu memlekette yahu? nedir bu yerelleştirilmiş dizi furyası.
izlememin tek sebebi karakter değişimini merak etmemdir . daha öncede belirtilmiş ama bu adam büyük ihtimalle breaking bad te olduğu gibi heisenberg tarzı bir adama dönüşecek.
elle tutulacak yanı yok, senaryo gerçek hayatla alakasız, hayali bir ülkede geçse bile mümkün olması zor işler dönüyor.
ilk bölümü izleyip orada bırakmanın doğru bir karar olduğuna kanaat getirdim.
hatun polis tarafından evden alınıp savcı karşısına çıkarılmadan mahkemeye sevk edildi, sadece nüfus bilgilerinin gelmesi 3 ay süren mahkeme ilk celsede nasıl olduysa işi karara bağladı.
cumhur başkanını öldürsen bile, jet hızıyla yargılanıp suçlu bulunman bile türkiye de en az 6 ay sürer,
karın 1.ci dereceden zanlı, sen karının öldürmeye çalıştığı adam komada yatarken hastanede odasına girip elinde çiçekle yalvarabiliyorsun (kak bi siktir çay koy)
karın hapishane den hastaneye sevk ediliyor, sen cezaevinde karını görürken donuna kadar aranıp soyulup içeri alınıyorsun, hastanede karının burnunun dibine polis nezareti olmadan girip öpüşebiliyorsun, polis sen karınla keyifli zaman geçir diye kapıda nöbette ( kak bi siktir çayın altını kıs) bütün bunları becerebilen senaryo ekibini canı gönülden kutluyorum, bu diziyi bu halde millete izletebilirlerse kesin ödül almaları lazım.
öğretmen maaşıyla dubleks villa alabilmeyi göz ardı ediyorum (belki adam sabancı veya koç ailesinden bir çocuğa 4 yıl özel ders vermiş olabilir)
neticede bu saçmalıklar sonrası ikinci bölümü izlemedim bile, eminim onda da bir bu kadar mantık dışı saçmalık vardır.
aslında dizinin teaserı şu şekilde olmalıydı,
tanışıp evlenmek 8 yıl, çocukları büyütüp mutlu bir aile halini almak 16 yıl, öğretmen maaşıyla dubleks ev sahibi olmak 8-10 yıl, bu senaryoyu yazmak 20 dakika !
evet dizidir, evet senaryodur, ancak türkiye deki adalet sistemini de biraz anlatır.
bu ülkede ensesi kalınlara en ufak şekilde dokunulduğunda adalet sisteminin nasıl farklı şekilde işlediğini biliyoruz. tamam dizideki senaryo biraz abartılmış ama bu şekilde olmasa da bu ülkedeki adalet sistemi güçlünün, sesi çok çıkanın, parası çok olanın lehine olur genelde.
daha birkaç ay evvel milletvekilinin oğlu polisleri sıraya dizdirip, onları sorguya çekmedi mi? işte size gerçek hayat, hala bu dizinin senaryosu hakkında "bizim hukuk sistemimizde böyle birşey yok" diyorlar ya, ha haaa...
yine de söyleyeyim editi: ben olsam necmettin başkan'ı çeker vururum. lan dünyada tek baba ve tek evladı olan sen misin? karşı taraftaki aileyi ne yok ediyon, üstelik daha ortada kesin birşey yokken, gerçek hayatta olsa bu adam çoktan öldürülürdü.
2 bölümünü de izledim. ilker aksum bence çok başarılı rol yapmış. amaaaaaa hakim tek celsede adam daha ölmeden 20 yıl nasıl hüküm verdi hemide tek fotoğrafla. en baştan yanlış başladılar olmadı cık cık cık. *
fragmanları kadar kaliteli olmayan dizi. 'fragman diziden alma değil mi aq' diyebilirsiniz ama dizinin fragmanları tanıtım metinleri 'ananskym nası dizi lan bu yabancı diziler gibi konusu var galiba' dedirtirken konu yine aşk yine ayrılık yine gözyaşı yine evlatlarım... yeterin aq bi bıkın gayrı.
aslında ilginç olabilecek bir senaryonun, kötü yönetim ve oyunculukla çar çur edildiği dizidir. sürekli dram, sürekli gözyaşı. hapisten adam kaçırıyorsunuz amk. karizmatik olun biraz. artık dizilerde ağlamayın. bıktık lan!
bana hapishane sahneleri hiç inandırıcı gelmeyen dizi. bu kadar zorlama dialoglarlar'la nereye gider bilemiyorum. bir de pour elle adlı fransız filminden fena halde esinlenilmiş olduğu apaçık ortada...