ikinci yarı sönük oynamasına rağmen, galatasaray'ın kazanmayı bildiği maç.
devre arasında çalan daddy cool melodisiyle kapalı tribündeki bir grubun başlattığı "harry harry kewell" tezahürati yaklaşık 20 dakika boyunca modifiye edilip edilip söylenmiştir.. en yaratıcısı da tabii ki, "feneer geliyoruuzz.." *
artık önümüzdeki hafta kadıköy deplasmanına kilitlendik.. "..oynayın ölümüne, koyun fenerbahceye, canımız feda size.."
kadıköy yollarında
yürüyoruz omuz omuza
ne de güzel olacak
sen fenere koyunca
mehmet guven kardesimizin artik takimin top toplayici kadrosunda yer almasini gosteren mac. oynadigi kisa sure zarfinda yine yeni yeniden bunu bizlere hatirlatmistir. bu arada lig tv' nin disko partizani aski bu macta da surmekte. istatistikleri verirken artik bu sarkiya donduler oteki neydi ole be.
galatasaray' ın ter dökmediği maç. aslında bol çaba gösterdi ama en azından ecel teri dökmedi. futbolu yakından takip eden ve galatasaray' ın önünde benfica ve fenerbahçe deplasmanları olduğunu bilen biri galatasaray' ın neden kapandığını anlar. galatasaray maçın başından sonuna dek oyuna hakimdi, arda' nın arka direkte indirilmesi net bir penaltı kararı gerektiriyordu ancak hakem aynı ahmet arı' nın tolgahan' a geri pasını yakalayamadığı gibi bunu da es geçti.
sonuç olarak galatasaray, kendini sıkmadan güçlü rakibini yendi ve rakiplerinin puan kaybettiği haftayı galibiyetle tamamladı.
(bkz: 2 kasım 2008 galatasaray tabata maçı)
tamamen galatasaray ve tabata arasında geçen maç. galatasaray' ın bu maçı kazanması için tabata' yı tatlı sert bir alan savunmasıyla yıldırması gerekmekte, aksi takdirde brezilyalı fenerbahçe' den sonra galatasaray' ın da başına iş açar.
galatasaray' da ilk yarı itibarı ile çok olumlu gelişmeler var. ileri çıkan savunma, kaleyi bulan 7 şut, şiir niteliğinde paslaşmalar... gaziantepspor 35. dakikadan sonra tek başına çırpınan tabata' ya destek olmaya başlayınca bir gol buldu, açık ve net bir penaltıyla.
sabri sarıoğlu ivan de souza, hakan balta ise mehmet yozgatlı karşısında sıkıntı yaşamakta. bunun dışında galatasaray' da aksayan bir yan yok. rakibini iki kroşeyle sallamış, bir tane kroşe yemiş boksör gibi, eğer ikinci yarıda da ilk yarıda yaptığı gibi tabata ile forvetin arasına duvar örür ve hızlı çıkarsa, farkı arttırır.
arda'nın elle oynması ile kazanılan penaltı ile gaziantep farkı 1'e indirmiştir.
arda niye elle oynadı onu anlamadık, kendisi de itiraz etmedi zaten, bariz biçimde elle oynadı.
ilk 25 dakika, ileride lincoln-arda-kewell-baros dörtlüsü, pasları ve koşuları ile müthiş seyir zevki yüksek bir futbol ortaya koydular. 2 gol buldular, en az 2-3 net pozisyondan da yararlanamadılar. hele ki baros'un boş kaleye vurduğu, iki defans oyuncusunun kalenin içine girerek çıkarttığı bir top vardı ki, gol olmaması daha zordu.
savunmada hala can sıkıcı bir dağınıklık hissi var gerçi ama neyse...
galatasaray' ın bir yere yetişmek istiyormuş da acelesi varmışçasına ilk 15 dakikada 2 - 0' ı bulduğu maç. anlaşılan eskişehirspor mağlubiyetinden gerekli dersler çıkmış.