Çok zamanımız olmadı korkmaya arbededen.
Ama karttan Para çeken makarna alan kuş beyinli dostlarım olduğu doğrudur.
Feto gelseydi birlikte yerdiniz makarnayı amk.
Aklıma direkt Mısır ve diğer orta doğu ülkeleri geldi. Türkiye'nin her zaman bir tık ileride olduğunu düşünüyordum. Darbeyle yönetilen bir ülkede yaşayacak olma düşüncesi midemi bulandırdı. Darbeden daha büyük bir faşizm ve diktatörlük olamaz. Aklıma en iğrendiğim siyasetçiler geldi. Dedim ki; ömrüm boyunca en sevmediğim siyasetçi de gelse başa saygı duyarım. Ben sevmesem de en azından başka birilerinin seçip oy verdiği, en azından başkalarının istediği insanlar başta olur. En vasat siyasetçi darbeyle yönetilmekten iyidir.
o gece sevgilim arayıp uyandırdı kalk darbe oluyor diye banane diyip geri uyudum, sabah 6.30da uyanıp işime gidecektim ve patrondan gelen o mesajı gördüm" bugün izinlisiniz" döndüm geri yattım.
Daha sonrasında olacaklardan korktum açıkcası iç savaşa kadar gidebilir çünkü. Bu da şu demek insanların ölmesi, ekonominin zarar görmesi. Eğer amaçlarına ulaşabilselerdi iç savaşa sürüklenseydik sığınabileceğimiz pek bir ülkede yok. Kıbrıs desen küçücük bir ada nasıl yetebilir.
camların titremesi korkutmuştu. birkaç hafta etkisinde kaldım. gerçi hala helikopter sesi bile duysam bir panik oluyorum. buna neden olanların allah belasını versin.
aslında bu sırada uyuyordum, jetlerin sonik patlamaları sonucu uyandım, gök gürültüsü sandım mutlu oldum sevdiğim bir doğa olayı çünkü. sonra sordum ne oluyor diye, darbe var dediler hayal kırıklığına uğradım lanet olsun. yağmur yağacak sandım darbeymiş. gidin başka yerde oynayın sefiller (bkz: topunuzu keserim ulan)
korkmak değil de şaşkınlık diyelim.
ne yapacağını bilememe hali.
darbe kavramına kitaplardan ve yaşayanların anlattıklarından aşinaydık ancak olayları izleyip, birebir yaşayınca; şaşkınlık, sonrasında da biraz tepkisizlik oldu.
ilerleyen saatlerde olay kontrol altına alınınca ve halk gerekli tepkiyi gösterince şaşkınlık geçti.
selalar okunurken biz de dışarıdaki gruba dahil olmuştuk.
kendi çapımızda; eylemsizlik yerini eyleme bırakmıştı yani.
Korktum. ilk başta Atatürkçüler darbe yapıyor sandım. (Öyle bir izlenim yaratıldı cünkü bir süre) Bir Atatürkçü olarak cok korktum. Dedim noluyor.
Sonra fetöcüler olduğu ortaya çıktı tabi. Neyse yine de korkarak tv izliyordum. Sonra Meclisteki darbe olduğu için üstlerine bomba yağdığı için aşırı mutlu oley diyen akp milletvekillerini gördüm. Bunlar bizi kandiriyor dedim yattim.
Sabah kalktım tv de söyle bir neler olmuş diye baktim sonra da ailecek Alara çayına pikniğe gittik.
Allah içimizdeki korkuyu aldı. Yoksa tankların altına yatamaz, silahlı teröristlerin karşısına elimizde bayrakla çıkamazdık.
bu duyguyu yani korkusuzluğu anlamak için iman gerekli sanırım. Allah herkese yaşatsın.