o 146 2.dünya savaşı içinde almanya´yla savaş halinde olan kendi ülkeleri sovyetlerden kaçma girişiminde bulunurlar. sovyet lideri o zaman stalin´dir, başkomutan general chukov´dur- yaşı tutan herkes askere gidecektir, askere gitmememe durumunda olanlar, sebepleriyle kendilerini teşhir edecek, ve izin alacaklardır. aksi takdirde "asker kaçağı" olacaklardır ve savaş halinde bunun cezası kurşuna dizilmektir.
bu durum diğer devletler için ffarklı değildir- türkiye, amerika, ingiltere, fransa, almanya- hele almanlar öyle vatandaşını kimlik kontrolünü yaptıkları yerde kafasına iki adet sıkarak öldürürlerdi-japonya için de bu durum tamamen aynıdır.
stalin, eğer adamın askerden kaçmış vatandaşını alıkoyup,vermiyorum amk, gel de al, dersen, sana da savaş ilan edecek potansiyelde birisiydi. sonra zaten daha götünü yeni toparlamaya başlamışken bi de kızılorduyla başın belaya girerdi. ardahan´dan bi girdi mi, hadi durdur kızılorduyu...
bunların değerlendirmelerini herhalde ismet paşa kurmaylarıyla yapmış idi, ve bu sözlükte yazan tipler, bu konuda türkiye´yi suçlayan tipler, ismet paşa kadar bile teredddüt etmeden uslu uslu o adamları sovyetlere geri vereceklerdir.
o işin şakaya gelir hiçbir yanı yoktu- 146 azeri kars, ağrı, van, hakkari, tunceli´den daha değerli değildiler. stalinle dans etmeye kalkmanın alemi yoktu.
yapılan iş acıdır, trajedidir, ama doğru bir iştir. kaçan şahıslar, onları ölümün beklediğini zaten biliyolardı.
konunun atatürk´ le bir ilgisi yoktur, atatürk öldükten sonra 2.dünya savaşı esnasında vuku bulmuş bir hadisedir. bu konuda da boraltan köprüsü başlığı altına bir entry yazdım- o da bu entry´ye benziyor.
tarih belgedir, belge yoksa iddiaların temelsizdir! sözel tarih denile kavram ise hurafeler barındırır, rivayet işi daha da çıkılmaz hale getirir zira bolca yalan içerir!
olay gerçektir.
devletin yaptığı doğrudur.
bir gr. tarihten nasibini almamış dingillerin aklı sıra ismet paşa' ya yürümesi ciddi akıl noksanlığının özetidir.
not: devletler arası ilişkiler konusunda en küçük bilgisi olmayanların,
duygu yüklü kervanlarla yolculuğu toplumsal bilinç yoksunluğunun kısa bir masalıdır.
o tür kervanlar asla menzile ulaşamaz.