çeşitli * çevrelerde şu şekilde tartışılmış operasyondur:
--spoiler--
muhtemel abd iran savaşında türkiye nin abd nin yanında yer alması için pkk ya karşı hükümete istihbarat ve operasyon izni verilmiştir.
daha sonra iran ın ve rusya nın nükleer saldırı tehdidinden dolayı akp kararından vazgeçme aşamasına gelmiştir.
abd ise akp ye karşı parti kapatma davası açılmasını sağlamış ve hükümete ültimatom vermiştir.
akp ise bu gerçeği görüp son kararını vermiştir ve abd bu kez de ergenekon çetesini çökertmiş ve hükümete hediye etmiştir.
sonuçta hem pkk ya karşı operasyon yaparak bir sonraki seçimler için seçmenlerin oyu garantilenmiş olup milliyetçi ve diğer sağ görüşlü vatandaşların da oylarını kendi safına çekmiştir.
türkiye toprakları sınırları içerisinde kürt devleti kurulmayacaktır. abd bunun da sözünü vermiştir.
akp nin ise rtık pazarlık yapacak durumu kalmamıştır.
--spoiler--
akp, dtp ve pkk arasındaki "gizli antlaşma" iddialarını güçlendirmiştir bu operasyon. dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, ergenekon tutuklamalarının ardından 1 haftadır hiç askerimiz ölmedi.
cmuk'un en az 2 kez ihlal edildiği ve dava sanıklarından kuddusi okkır'ın hangi suçla yargılandığını öğrenemeden resmen öldürüldüğü dikkate alınırsa dağın fare doğuracağı operasyon. cmuk'ta bana göre şu ihlaller yapılmıştır:
1) bu kanunun 142. maddesinin 1. fıkrasının d bendinde kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişiler maddî ve manevî her türlü zararlarını, devletten isteyebilir. kusura bakmayın ama bu operasyonda bu bent gerçekleşmiş durumda.
2) aynı kanunun 134. maddesi şöyle:
(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim tarafından karar verilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) istemesi halinde, bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.
Buna göre bilgisayardaki bilgilerin yedeği alınıp, derhal sanığın avukatına verilmelidir. Yani bilgisayara olmayan belge eklenemez yada var olan belgelerden herhangi biri silinemez. daha bilgisayarlar sahiplerine iade edilmiş edilmiş değil. eğer bu şarta uyulmazsa davanın kendiliğinden düşmesi gerekir.
bazılarının artık sona yaklaştığını görüpde, etekleri tutuştuğu için bulduğu herkese saldıran bir duruma geldiğinin, artık yapacak pek bişeyleri kalmadığından ancak teker teker insanlara iftira atarak bertaraf etmek istedikleri gün gibi ortada olmasına rağmen hala utanmadan insanların suratına bakabilen tarihde utançla anılacak akp hükümetinin artık gitmesi gerektiğini bize hatırlatan olaylar zinciri.
gözaltına alınanların hepsinin 1 temmuz gecesine yurt dışı uçak biletlerinin hazır olduğunu düşününce "var bi bokluk" dediğim operasyon.
bir bit yeniği olmasa kaçmaz adam, "verilcek hesabım yok" der oturur yerinde.
ha bi bi turhan çömez vardı ne oldu ona, ingilterede miymiş o, helal olsun valla erken davranmış.
bu operasyon sayesinde akp yandaşı gazetelerin kendilerini akıllı, türk halkını akılsız gördüklerini görmüş olduk. bu gazetelerde yazılanları hatırlayalım. gözaltına alınmasalar dı yurt dışına kaçacaklardı. 7 temmuzda darbe yapacaklardı .darbe yapmayı planlayan niye kaçsın. kaçacaksa darbeyi kim yapacak?
darbenin ne olup olmadığından haberi olmayan kişilerin darbe çığırtkanlığı yaptığı bir memleket olduk. gençlik herşeyi kendisinin bildiğini sanıyor. nedense tek vatanseverlerin üniversite öğrencileri olduklarını sanıyorlar bu yaşta. gerçek dünyadan haberleri yok çoğunun. muhaliflik ne olursa olsun mubahtır düşüncesi var. ülke iki darbe girişimi atlatmış yakın zamanda. bunun vehametini tartışacağımıza bu sebeple zan altında olanların masumiyetine koşulsuz inanmamızı istiyorlar bizden. hemde atamızın isminin arkasına sığınarak. atam yaşasaydı hepinizin yüzüne tükürürdü. özgürlük, bağımsızlık mücadelesinin cuntacıların karanlık fikirlerine kalkan olmasından bizim atamız olduğu için utanç duyardı heralde.
guru gürültüdür çünkü akp yine insanların dikkatini çok daha büyük konulardan buna çekmiştir. helal olsun adamlara vallahi bir anda bütün ilgiyi buraya çekip yine yapacaklarını yapıyorlar. bu bir hedef şaşırtma çabasıdır. siz inanıyor musunuz ki o göz altına alınanlara bir şey yapabilecekler. tamamen çamur at izi kalsın ama bu arada da biz işimizi yapalım kimse duymasın çalışmasıdır kollektif bir çalışmadır helal olsundur tekrardan.
uyuyan cumhuriyetçilerin hak ettiği karşı darbedir. senmisin meydanı çapulculara bırakan. vatanı milleti unutmuş rant peşine düşmüş ve tedbir almayanların başken ayak konumuna düşürülmesidir. ne diyor alametlerde ayaklar baş başlar ayak olacak. geldi şimdi o günler. gözleri aydın olsun bu ülkeyi bölmek için diş bileyenlerin.
ergenekon yanlılarının, başka bir deyişle türkiye'nin kuzey kore gibi dünyadan izole ama kendi zihniyetlerinin diktatörlüğünde yaşamasını arzu eden ulusalcı faşistlerin medya, siyaset ve sözlükteki modellerinin verdikleri tepkilerle birer birer görücüye çıkmasına neden olan operasyondur.
başbakanı siyasi olarak yasaklayıp dokunulmazlığını kaldırarak herhangi bir davadan hapse tıkmasını ümit ettikleri bağımsız yargı, sürekli vurguladıkları bağımsızlık fonksiyonu ile darbecilere karşı soruşturma açınca neden korkuya kapılıp iç çamaşırlarını kahverengiye çevirdikleri düşünülmeden bu operasyona karşı çıkanları anlamak mümkün değildir.
ayrıca alışılageldik yaka paça gözaltı görüntüleri yerine düpedüz ayrımcılık sayılabilecek düzeyde aşırı ihtimam ile muamele gören şahıslara karşı herhangi bir hak ihlali yapılmamışken yapılan açıklamalar aslında kimlerin faal veya potansiyel ergenekoncu olduğu konusunda fikir verebilmektedir.
yargının türkiye'de dokunulmaz bilinen kesimlerin üzerine gitmesi nedeniyle önemlidir. koparılan gürültünün bir kısmı kaybedilen gayrıresmi dokunulmazlık zırhı yüzündendir.
operasyon kararı 29 haziranda alınıyor, operasyon 1 temmuzda tam da başsavcı açıklama yapacağı gün yapılıyor ve birileri hala bunun haklı bir durum olduğunu savunuyor.
görmüyor musunuz? bu ülkede ne demokrasi kaldı, ne cumhuriyet.
bu yazıyı görenler içlerinde benim de şuan hissettiğim gibi gazi m.kemal atatürk'ün gençliğe hitabesini hatırlayıp ve bursa nutkunu hatırlayıp, aynı benim gibi aciz, benim gibi çaresiz ve benim gibi yalnız hissediyor mu? çok merak ediyorum.
kimse bu ülkede devletten ve milletten üstün değildir gibi saçma bir tespitle korunmaya çalışılan operasyon. arkadaşım zaten devleti millet oluşturuyor, milleti de bireyler. bence hiç bir şey birey haklarının üstünde olamaz. sen insanı olmayan devlet, bireyi olmayan millet gördün mü?
ayrıca hukuk hukuk diye çırpınıyorsun, kapatma davasına gelince tü kaka hukuk diyorsun. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
hurşit tolon u anlarım asker zihniyeti lise yıllarından beri adeta bir saplantı içerisinde verilmiş bir eğitimin sonucu darbeci olabilir, şener eruygur u anlarım zaten 2005 yılında nokta dergisi tarafından gizli darbe günlükleri göz önüne serilmişti o da darbeci olabilir. ama cumhuriyet in belki de en ılımlı isimlerinden mustafa balbay ın böyle bir operasyonda tutuklanmasına şaşırdım doğrusu.keza sinan aygün de öyle, savcılara bu şok edici gözaltılarla ilgili artık açıklama yapmak ve davayı mahkemeye bir an önce taşımak düşüyor...