ağanın beyin malını mülkünü koruyan eli silahlı korucunun ruhudur. bunun avrupa'daki adı şövalyedir. ancak kültür emperyalizmi bunu bir haltmış gibi bize aktarmıştır. şövalye ruhu yabanidir, kan dökmeyi sever, ağasının itidir. itibar edilmemelidir.
hollywood tasvirlerinin aksine, kudüse haçlı seferleri için giden şövalyelerin durumu içler acısıydı. tıklım tıkış gemilere bindirilip, klaslarına göre alt ve üst kata yerleştiriliyorlardı. 30-35 derece sıcakta zırhlarını çıkarmadan yolculuk ediyor, yine zırhlarını çıkaramadıklarından tuvaletlerini zırhın içine yapıyorlardı.
adam tüm tuvaletini zırha yaptıgından bacakları kurtlanıyor; ileriki süreçte kangren oluyordu. Bu zavallılık nedeniyle şövalyelerinin en aşağı yarısı kutsal topraklara varamadan telef oluyordu.