siren yayınlarından çıkan harika bir kitap. 40 kadar yazar acımasızca aşk hakkındaki düşüncelerini sıralıyor. ortaya efsanevi , mucizevi , rağbet gören bir seçki çıkıyor.
üstelik yazarlara en kısa cümlelerinizle anlatın diyorlar. dünyanın en muhteşem yazarlarından kısaca aşk.
mutlu aşk vardır ama mutlu son yoktur diyoruz ve yazarları sıralıyoruz. yok lan sadece ben sıralıyorum ;
neil gaiman, ursula k. le guin, margaret atwood, audrey niffenegger, leonard cohen, valerie martin, douglas coupland, francine prose, jeanette winterson, jonathan lethem, adam thorpe, hari kunzru, chimamanda ngozi adichie, lionel shriver, david bezmozgis, chris bachelder, a.l. kennedy, jeff parker, graham roumieu, gautam malkani, miriam toews, james robertson, etgar keret, mandy sayer, michel faber, hisham matar, geoff dyer, matthew zapruder, carl-johan vallgren, joseph boyden, peter behrens, nick laird, sam lipsyte, panos karnezis, jan morris, damon galgut, juli zeh, phil lamarche, m. g. vassanji, tessa brown
cin gibi çarptı mı eskiye dönüşün zor olur.
aşık veyselin dediği gibi, oğlan kızı sever, kavuşamaz aşk olur.
ayrılık gerçeğine inat, kavuşma telaşıdır aşk. şimdilerde şehvetle karışır olsa da gerçek aşk, bambaşkadır anlatılamayan.
çok somut ele alınırsa,vücudumuzun salgıladığı feronom maddesidir.aşk vücutta feronom maddesinin salgılanmasıyla başlıyor, beynin ilgili bölümlerini uyarıyor ve aşk doğuyor.
--aşkın yerini sevgiye bırakması da hormonlarla ilgili. zamanla serotoninin azalması, oksitoksinin artmasıyla, aşk yerini zamanla sevgi ve şefkate bırakıyor.
--yani tamamen hormonsal bir durum.