1+1iyle, eksiğiyle, artisiyla, dostuyla, arkadaşıyla, -40 soğuğu bazen de sıcağıyla, gece patlayan musluğuyla, börek getiren komşu teyzesiyle, sabah 7de kapıya dayanan çılgın bakire ev sahibesiyle, finallere hazirlanilan uykusuz gecesiyle, sictin mavisiyle, 50 metrekaresiyle, ailen gelince bal dök yalasiyla kimse yokken belediye çöplüğüyle, dolapta unutulan yarım limon dilimiyle, asitsizlikten başkalasim geçirmiş kolasiyla, babaanneden kalma perdesiyle, kendi çalıştığın paranla kurulmasıyla kısacası hayatta belki ciddi anlamda herşeyiyle sadece size özel size ait olan ve bir evden çok daha ötesi olan yuva.
1. kişi = telefonla mesajlaşırken dünyayla bağını kesiyor 2-3 dakika sonra yazdığı mesaj bitince cevap veriyor. sakızı cak cak dolaştırıyor ağzında sinir bozucu insan tiplemesi
2. kişi = patronluk yapmaya çalışan, bilmediği konularda dahi kızlar diye biliyormuş gibi sesini yükselten baskın olmaya çalışan sinir bozucu insan tiplemesi
3. kişi = aslında tam kişisi, adamın dibi.
4. kişi = ben. benim de onlara göre kötü yanı her şeyi bilmemmiş. biliyorsam bile susmalıymışım. bilirkişi falanmışım. acaba ben de hoşuma gitmeyen yanlarını söylesem mi onlara.
Öğrenci köyünde değil de üniversitenin dışında ailelerin kaldığı sitelerde kalıyorsan farklı dezavantajları olan evdir:
Apartman 4 katlıdır, en üst katta oturuyorsundur; apartmandan girersin..
Girişte direkt burnuna çarpan balık kokusu, kendi evinde anneciğinin balık pişirdiği akşamlara şöyle bir yolculuk yaparken tırmanırsın merdivenleri. 2.katta mercimek kokuları yükselir, en sevdiğin çorbadır kendisi -canını içersin.* nefis kokularla azıcık daha doyduktan sonra 3. Katta ekşili köfte kokar resmen ve adetaa*, oha'lar çekerek yoluna devam edip kendi katında revani'lenirsin bir güzel... kapıyı çalarsın ve açılırken burnuna gelen makarna kokusu seni tüm rüyalarından uyandırır, yolculukta aldığın kokular tabiki de tamamen hayal ürünüdür, hiçbirinin sizin evinizden gelmediği aşikardır, ama 'umut fakirin ekmeeği! Dokunmayın ulan ekmeğime!' Nidalarıyla merdivenleri tırmanırsın.*
Ha bu arada ses yapmasan da sevmezler, kimseye ses etmesen, karışmasan da sevmezler. Etiketin vardır: öğrenci.
-çok fazla ajitasyona gerek yok aslında.* tabi çok lezzetli yemekler pişer bizde de..* fakat geçenlerde hafiften böyle bir olay yaşayıp "ben anneemiiiğ özleeeeddiiğmm" moduna girdiğim için yazmak istedim.
Not: bursa-ataevler emek sitesi sakinlerine selam olsun. Biz de sizi çok seviyoruz..
-lisedeyken bir arkadaşım vardı, bir gün bize "öğrenci evlerinde hep kötü yemek mi çıkıyor" diye sormuştu. bu arkadaşın, öğrenci evini, öğrenci yurdu gibi bir kurum zannettiği o gün ortaya çıktı. *
guzel ortamlar var da evdeki arkadasinin hic mi bir gunu bir gunun tutmaz?
la bi insan hicbir sey yokken ne diye agresif olur? soru dahi soramaz oluyorsun.
hala ve hala tek sorunum var. ben bir sey yaparim. onlar ne yaptigimi anlamazlar. o yuzden begenmezler ve gereksiz bulurlar.
ornegim bir ara mozilla icin bir parser yazdim. bu onlar icin feci duzeyde anlamsizken github uzerinde millet baya baya begeniyor.
isin garibi ise bu adamlar da ben de bilgisayar muhendisligi okuyorum. adama diyorum yazilimla ilgilen programlama konusunda sifirsin mezun olunca bos bos dolasma bak. adam diyor modumda degilim.
ulan hadi modunda degilsin her gece muzik modu mu olur amk. sabah aksam muzik. ac iki satir makale oku.
millet ne yapmis ne etmis bir bak. mezun olunca bir bok bilmedigin icin sekreter olursun tabii erkek sekreter alinirsa ise.
uyarsan agresiflesiyor amk bu nedir ya. amk yuzune karsi soyledigin anda sen kotu oluyorsun. anladik arkadas hayatina karisilsin istemiyorsun. amk kotulugune mi soyluyoruz anlamiyorum ki.
muzik dinleyerek bilgisayar muhendisi ya da yazilimci olunmuyor maalesef.
şu an evimizi bok götürüyor (salon dışında). tuvalet pislik, banyo ona yakın... odamızda bir karış toz birikmiş. burada nasıl kalıyoruz, bilmiyorum. bina zaten çok eski...
3 yıldır içinde bulunduğum yuvamdır. Huzur bulurum hiç çıkmak istemem evden. Öyle bütünleşmişizdir ki yavaş yavaş burdan mezuniyet sonrası nasıl ayrılacağımı kara kara düşündüğüm zamanlar olmaya başladı. Tabi evin hergün tatlı süprizleri var. Okuldan hergelişimde heycanla o süprizi bekler oldum. Özellikle mutfak su baskınları ve kalorifer patlamaları beni benden alıyor. Herşeye rağmen burası benim yuvam hissiyatı veren evdir.