çocukluğa dair özlenen şeyler

entry404 galeri30
    293.
  1. sanrılar eşliğinde vücut bulan, olay ve olguların içimde bıraktığı o eşsiz hislerdir. şu günlerde pek baskın olarak hissettiğim, tıpkı koku hafızası gibi, geçmişte olan hislerimin tadını tekrar fark etmekle birlikte, bugün taşımakta olduğum olgunluk sebebiyle şimdiki hislerimin tatsızlığını da fark ediyorum aynı zamanda. Bahsetmiş olduğum sanrı kavramını cahillikle eşleştirmek doğru olmayacağından, bu anımsadığım tatların sadece çocukluğa has bir durum olduğu nazarında güçlü düşünceler barındırıyorum.

    "Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar."

    oğullar ve rencide ruhlar
    33 ...
  2. 292.
  3. ağladığım tek şeyin düştüğüm için kanayan dizimin olmasını özledim.
    0 ...
  4. 291.
  5. Anneannemin sobada pişirdiği o sıcacık kömbe.
    0 ...
  6. 290.
  7. Bir çok şey var. Ama bir daha sarılamayacağım birinin hasreti hepsinden büyük.
    5 ...
  8. 289.
  9. annemin babamın yanında olmak, güvende olduğumu hissetmek.
    4 ...
  10. 288.
  11. Yağmurdan sonra sokağa çıkıp su birikintilerinde gemilerimizi yüzdürmek.
    3 ...
  12. 287.
  13. Salçalı ekmek,reçelli ekmek,tuzlanmış salatalık veya marul yemek.
    2 ...
  14. 286.
  15. Sabah çizgi filmi keyfi. Anlatılamaz...
    1 ...
  16. 285.
  17. saçma sapan şeylerle mutlu olabilmek.
    1 ...
  18. 284.
  19. En buyuk problemimin sevdigim cizgi filmin saatini kacirmak oldugu yillar.

    Bir de parlament pazar gecesi sinemasi muzigi. Ertesi gun okul var diye izlenemeyen filmler. (bkz: )
    0 ...
  20. 283.
  21. Anneannem 25 kuruş verirdi yanlış hatırlamıyosam koşa koşa dondurmacıya gider dondurma alırdım. Sonra oradan parka gider salıncak sırası beklerdim. Evden çıkmadanda tembihlerdi anneannem babası parkın karşısında otururdu bir şey olursa muhlis dede diye bağırın derdi halbuki muhlis dede yatalaktı belki de oranın eskilerindendi muhlis dede bir tanıdık olur duyar illaki diyedir bilemiyorum bir kaç sene önce 100 yaşını gördükten sonra vefat etti muhlis dede toprağı bol olsun adı parka gitme garantimizdi.
    6 ...
  22. 282.
  23. Kantindeki kokulu silgilerden almak için cuzdanlardan çaldığım bozuk paralar derim başka bisey demem.
    1 ...
  24. 281.
  25. 280.
  26. görselleri ağlatan başlıktır.
    0 ...
  27. 279.
  28. babamın beni göbeğinin üstünde uyuttuğu günleri, pazar günleri bisikletin arkasına bindirip gezdirmesini ve daha bir sürü şeyi özledim...
    1 ...
  29. 278.
  30. Aya maya şampanya bir şişe kolonya diye bir oyun vardı . Heh işte onun ben amk
    2 ...
  31. 277.
  32. (bkz: Sanal bebek) aklıma ilk gelen bu oldu nedense.
    3 ...
  33. 276.
  34. Çocukluğun Kendisi (hayati bilmemek) mutluluk.
    1 ...
  35. 275.
  36. sevdiğim insanlar henüz hayattayken, o çocuk aklımla keşke daha sıkı sarılsaydım onlara.

    keşke dedemin sırtında biraz daha fazla kovboyculuk oynasaydım.

    keşke büyükannemle parka gittiğimizde bir metre boyuma bakmadan beni salla hadi diyen o yaşlı çocuğu biraz daha fazla sallasaydım.
    4 ...
  37. 274.
  38. 273.
  39. ağaçları sallayan rüzgar değil, ağaçlar sallandığı için rüzgar oluyor sanışım.
    4 ...
  40. 272.
  41. 271.
  42. kesinlikle benim için meybuzdur.
    1 ...
  43. 270.
  44. Babaanne evinde gürül gürül yanan soba...

    Buz gibi kış sabahında ömrün en güzel uykularını uyurken deden sobanın kovasını doldurur ve sobayi yakar. Bir de üzerine bir demlik çay koyar. Ev ısınana kadar yorganın altında beklemek... o sırada babaannenin sobanın fırınında yaptığı ekmeği peynirle yemek...

    Şimdi bu hatıralar güzel bir rüya gibi geliyor.
    19 ...
  45. 269.
  46. Sabah, uyanır uyanmaz çizgi film izlemek. Benden mutlusu yoktu.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük