"ay elim battı peçete yok mu ya bi de çatal bıçak rica etsem" diyorsun da, o el niye var ey tiki? ataların o elle hayvanların ciğerini söküp çiğ çiğ yedi. o ellerle, ellerini sokacağını hayal edemediğin yerlere soktular. (fisting de yapmış olabilirler neyse)
"abazan mısınız nesiniz" diyorsun da, bu yarrak niye var ey entel! ataların dağ taş, bağ çayır dinlemedi. mağaralarda ırmak kenarlarında hunharca ciftleşti. börtü böcek yaz kış toprak çamur demeden ürediler.
"off madde bulamıyorum krize girdim" diyen bağımlı, himalayalarda ve amerikadaki ataların koko yapraklarını yiyip timsahsız su birikintilerinde keyif yaptılar. üstelik ücretsiz.
"ay iğrenç yaa" diyorsun da, iğrençliği yoksaymak yaşamı yok saymaktır ey entel! ataların acıktıklarında önlerine sofra hazırlanmıyordu, para verip burger kinge falan gitmiyordu. usta bana 2 dürüm 1 kola demiyordu. o korktuğun tarantula var ya, o tiksindiğin böcekler var ya? ataların onları çıtır çıtır yiyordu.
"pff şimdi kim yürücek oraya" diyorsun da, o ayaklar neden var ey entel! ataların aç kalmamak uğruna gece gündüz hareket halindeydi. yatacak sıcak yatakları yoktu. çalı çırpıdan bir şeyler yapıyorlardı. senin şimdi otobüsle gitmeye üşendiğin yerlere, o insanlar yeni bir su kaynağı bulmak uğruna yüzlerce kilometre gidiyorlardı.
buradan atalarımızın tüm iğrençliklerine, tüm sapıklıklarına, tüm çabalarına saygı duyduğumu belirtmek istiyorum.