türk insanına hakim olan yanlış bir görüş olarak her yerde tanımını duyarsınız bu sözün...hatta bekir coşkun gibi adamlar bu lafı çok sık kullanırlar, bu laf üzerinden göbeğini kaşıyan adam a yüklenirler. iyi de,
senelerdir bu ülkede çaldığı halde hiçbir iş yapmayan o kadar çok belediye başkanı ya da siyasetçi gördü ki...siz emin olun göbeğini kaşıyan adam hiç de bekir coşkun un iddia ettiği gibi unutkan ve cahil değil. şimdiki iktidara bağlı belediye başkanlarının bal tutan parmağını yalar misali yürümelerini görüyor, e iyi ama yapılan işleri de görüyor. göbeğini kaşıyan adam şunu düşünüyor:
- bugüne kadar herkes çaldı bu ülkede. sol parti başkanları da çaldı, sağ parti başkanları da... lanet olsun ki bu adamlar iyi kötü birşeyler yaptı. ben bunlara oy vermeye devam ediim...
siz bu adamın önüne müfettişlik vasfından emekli olsa da kurtulamayan ve bir proje sunmak yerine her gün dosya açıklama yolunu seçen kılıçdaroğlu gibi birini çıkartırsanız bu göbeğini kaşıyan adam yine gider kadir topbaş a oy verir. iyi kötü yapılanları görüyor çünkü...
en kolayı eleştirmektir ama alternatif bırakılan göbeğini kaşıyan adam gider beğenmediğinizi yine seçer. siz de düşünür durursunuz niye böyle diye...
bu tanımdan yola çıkarsak, zorla değil , kendi isteği ile bir göreve gelmiş şahısların, o görevi kötüye kullanmalarına ve bu kötü kullanımın faturasını gönüllü olarak ödemeye onay vermek, hangi doğru düşüncenin ürünüdür.
bu düşünce tamamen işgüzarlığın yansımasıdır. benim işim görülsün de nasıl görülürse görülsün kolaycılığı ve ilkesizliğidir. yolsuzluk yapan, senin ,benim hakkımızdan çalan herkes, ama sağ, ama sol hiç farketmez bu yaptıklarının hesabını vermeli, sen de eğer bir koyun sürüsü üyesi değil de bir toplumun üyesi isen bu hesabı sormalısın.
bu toplumun alternatifsiz bırakılması tabiki en büyük sorunlardan biridir. ama bu toplumun da şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekir. acaba çıkan alternatiflere ne derece ilgi gösterildi, destek verildi. bizi yönetecek insanları seçerken, seçimlerimizi neye göre yapıyoruz.
mesela manavdan domates alırken bile gösterdiğimiz özeni, oy kullanırken gösteriyormuyuz. örnek olarak önümüzde yerel seçimler var. acaba kaç kişi desteklediği partinin belediye meclisi adayları hakkında bir bilgi sahibi. hoş seçtiği milletvekilini bile tanımayan insanların bu tür ayrıntılara ne derece önem vereceği de tartışılır.
göbeğini kaşıyan adamın "lan bunlar da çalıyor ama en azından yapıyorlar" demesidir.
ama gka* yeter lan göbeğim kaşına kaşına kıpkırmızı oldu. madem bunlar öyle ya da böyle çalıyor bunları değiştirmem lazım, yerine gelebilecek adam yoksa ben çıkmalıyım demeli.
kötünün iyisini seçmektir bu yapılan olsa olsa. gerizekalıların arasından azcık akıllıyı ya da ...
bu ülkede tavuk ekmek dağıttı diye %7 oy alan bir parti varsa, doğduğunda parti başında olan adamlar torunlarının zamanında da parti başında oluyorsa o zaman görev sana düşer.
çıkıp dersin ben bıktım sizden benim gibi bıkanlar gelsinler biraraya birşeyler yapalım.
eğitim diycem ama siz yıllardır okullarda yetişen koyunlarla bu kadar olur diyeceksiniz, haklısınız!
kültür diycem ama siz bbg benzeri evlilik yarışmalarıyla biz onu da kilere attık diyeceksiniz, haklısınız.
işte ben tüm bu yukarıdaki nedenlerden dolayı atatürk'ün bursa nutku'nu hergün görebileceğim bir yere astım!
Basiretsiz bir düşüncedir. Bugüne kadar "çalmasınlar, kimse çalmasın" diyerekten savunduğumuz değerler gizli gizli talan edilirken bu gibi zihniyetlerle beraber "bu bizdendir çalsın" düşüncesi bizi nereler götürür varın siz düşünün ?