her geçen gün bu "kimi" sayısının arttığını düşündüğüm için daha fazla düşünmeye başladığımız sorunsal. evet efendim bir erkek olarak erkeklerin öküzleşmeye başlamasını ele alıyorum. düşündüm öküz erkek ne yapar diye. sevdiğine değer vermez, bahçeden bir çiçek bile koparmayacak kadar fedakar olur, "karşımdakide bir şey düşünüyor" demez sadece o düşünür beğenmezse yapmaz, sevdiği insanla yollarının ayrılacağı sorunsalına "giderse gitsin mk" cevabıı verir, giderde gider efendim. peki neden? bütün bu sorunsalların başlıca nedeni "değer vermek"tir. peki neye değer veririz? pahalı bir saate değer veririz, elmas bir yüzüğe değer veririz, bir 5i 1yerdeye değer veririz. çünkü bunlar pahalıdır efendim. kolayca satın alınamaz. * satın alınıp kaybedildiğinde paranız boşa gider. peki bir erkek bir şeye değer verirken temel içgüdü nedir? kaybetme korkusu. kaybederse daha iyisini bulamama korkusu. peki bir eşya düşününki kasada duruyor. ve kaybetmeniz için hiçbir yol yok. o artık onun için kasada duran öylesine bir eşyadır. dişilerde böyledir. dişi ağırlığını koyup istediği zaman ilişkiyi kesip atmadıkça her seferinde ağlaya ağlaya geri döndüğü zaman erkek biraz daha öküzleşir. dişinin değeri her seferinde dahada düşer. oğlum bunlar eşya değil lan. dişi lan bunlar. sevdiceğin, hayatı beraber yürüteceğin insan. bu kadar basit düşünme. öküz olma. bu erkekler beni yine anlamadı. bari dişiler siz anlayında, şunların öküzleşmesine zemin hazırlamayın. sizede yazık bizede. hergün sokakta ben bu muhabbetleri duymaktan bıktım "geçen bir seviştik bir seviştik" "oğlum kız geçen boynumu ısırdı azmış lan bu" "oğlum veriyo o kız bana" "çok az kaldı atacam yatağa kaşarı". hadi be dişiler bu işi siz başaracaksınız.