bu entry dahil söylenenlere kulak asmayın ama kulağınıza küpe yapın. nolur nolmaz okuyun işte.
- tırsmayın. tırsacak hiçbir şey yok. sonuçta herkes ilk kez gidiyor. yalnız değilsiniz yani. onların yalnızlığından-tırsaklığından güç alın.
- abartmayın. çok isteyerek-severek gidenler için de, istemeden gidenler için de diyorum bunu. ne korkunuz, ne askeriyenin büyüklüğü gözünüzde büyüttüğünüz kadar değil. gayet ortalama bi dünya, tıpkı sivil yaşam gibi ortalama bi dünya.
- 5 ay cidden kısa bi süre. melodram yapmayın, gereksiz.
- yanınızda giderken; yara bandı, kas gevşetici, aspirin, dudak kremi, kolonyalı mendil falan götürün. giyecekleri abartmayın. her yerde her şey var. suriye sınırına algida geliyor. 450 tane don götürmenize gerek yok yani.
- her şeye hazır olun. köyünden kıçını silmek için taş getirene de, üniversite mezunu olup klozete çorap atıp orayı tıkayana da hazır olun. insanlığın üniversiteyle pek alakası yok neticede.
- mesafeyi iyi ayarlayın. ne herkesle laçka olun ne de çooook uzak durun insanlardan. bu önemli bi mevzu bence.
- normalde astsubaylara dikkat edin, asteğmenlerle muhabbet edin denir ama bende tam tersi oldu. astsubayla kanka olup hala görüşürken, astsubayla küstüm. evet askerde komutana küstüm. o taşak zamanla duruma göre oluşabiliyor. şansınız ve aklınız varsa.
- arazi olmayı öğrenin ve ben yaparım o işi tarzı cümleleri pek kurmayın. üstünüze kalır, geri kalan günleri kendinize sövmekle geçirirsiniz yoksa.
- kitap götürün, alın, okuyun. en iyi yoldaş kitap. (tabi sözlüğümüzün genel durumunu düşününce, zor)
- uyuşturucu kullananı, eşcinsel ilişkiye gireni, hırsızlık yapanı, herkese saydıranı, iftiranı atanı falan. şaşırmayın, bu ve benzeri şeylere hazırlıklı olun. (hazırlıklı olun derken, züküşün demiyorum tabi; şok olmayın diyorum. ha ayrıca kendini tutamayan züküşür bana ne)
- herkesin askerliği nev-i şahsına münhasır. bunu unutmayın. gideceğin şehir mehir hikaye. en önemlisi birliğin ve komutanın. ben suriye sınırında karakolda tatil köyü gibi aylar geçirirken, şanlıurfa'da taburda gazinoda kalanlar izin bile kullanmışlar durumun sıkıntısından. her şey çok bireysel sonuçta. sakin olun.
- ne kadar küçük birliğe giderseniz, o kadar rahat edersiniz. bunu sakın unutmayın.
- kilo sorununuzu çözebilir, yeni dostluklar edinebilir, masa tenisi vs öğrenebilir, hayatın bambaşka bi yüzünü görebilirsiniz. askerliğin bana vermiş olduğu çok önemli şeyler var. tabi bunlar orada değil, sivile dönünce anlaşılıyor.
- uzun dönemler çok değişken. aralarında adam gibi adam muhteşem elemanlar da var, insanlıktan nasibini alamayanlar da var. tıpkı kısa dönemlerde olduğu gibi. önyargınızı kırın, öyle hareket edin.
- sabırlı olmayı öğrenin. bunu mutlaka öğrenin.
- sorgulamaya gerek yok. siz yaşadığınız dünyayı değiştirmek için bi sik yapmazken, askeriyeyi sorgulama saçmalığına girmeyin bence hiç.
- eğlenin. olaylarla, durumla, sohbetle vs ile eğlenin. tadını çıkarın. belli bi zaman sonra zaten bunlar oluyor.
- ilk sabahın şokunu (ki gerçek bi şok) üzerinizden çabuk atmaya bakın. askerliğin en kötü anlarından biri sanırım.
- teslim olma stresini falan bilemiyorum. ben üniversiteden en yakın arkadaşımla aynı koğuşta çapraz yataklardaydım. gayet rahattı her şey ama teslim olma faslı çok da sıkıcı değil. ilk sabah boktan ilk sabah.
- son olarak, rahat olun. ilk zamanlar kendinizi bilgisayar oyununda gibi hissetseniz de, zamanla insan her şeye alıştığı gibi askerliğe de alışıyor.
- sakin olun, sinirlerinize hakim olun...