sevgili kızım...
ben hayatım boyunca adını koyamadığım çok eksiği doldurdum başka şeylerle. neydi onlar bilmiyorum, ama bir yerlerde bir eksik vardı hep. tek başıma hissettim kendimi çoğu zaman.etrafımda bir sürü kişi varken bile kendi başıma kaldım. değiştim... hem isteyerek hem de istemeden çok değiştim. maskeler taktım farklı farklı. birbiriyle alakasız bir sürü role girdim. hepsi 'ben'di ama hiç biri 'ben' değildi o rollerin. kendime kızdım.
suskunlaştım gitgide...beni en iyi dinleyen kişinin ben olduğunu farkettim. kendimle konuştum, kafamı dinledim. kırıldığım kişiler oldu ama söylemedim. yarım bıraktım onları da her işim gibi. kendimi önemsemedim öyle çok. o yüzden ağır gelmedi yenilgiler. yenilgi derken; elbette yenildim. ama yenmesini de bildim ayağa kalktığımda. sen de tadacaksın bunları zamanla. ama hepsiyle tek tek başa çıkmayı öğreteceğim sana...
başarılarım hep gecikmeli oldu. sen de ertelendin hep bu yüzden. henüz baban da yok ortada zaten. ikiniz de yoksunuz henüz yanımda. ama hep salon kapısından bakıp sizi oyun oynarken görüp gülümsüyorum. babanı benden kıskanmamana şaşıyorum. çünkü o da bir çocuk hala. bedenen kocaman birisi olsa da ruhen senle aynı yaşta. sen onu büyüteceksin, o ikimizi meleğim... hep arkadaş gibi olacağız, birlikte büyüyeceğiz bitanem. babanı ne kadar çok sevdiğimi bileceksin. o da beni sevecek. sen ağzından kaçıracaksın bana yapacağı süprizleri, ben gardımı alıp bekleyeceğim.
çok gezeceğiz senle... örneğin annen gibi tarihi solumanı çok isterim sultanahmet'te. ayasofya'nın kubbesini inceleyeceğiz beraber. ya da sinan'ın bütün şaheserlerini... mardine gideceğiz ve eşşeklere bindireceğim seni. nemrut'a çıkacağız senle... şarabımızı içeceğiz güneşe karşı. özür dilerim ama sana yalan söyleyeceğim orada... senin ki şarap değil, vişne suyu olacak. ama aldığımız tat bir olacak. baba bir sürü fotoğraflarımızı çekecek. sonra sen bizim fotoğrafımızı çekersin. ama parmağı objektife getirmeden...
yaraların olacak... önce dizlerde, sonra kollarda, ellerde ve kalpte... bir erkek gelecek, hayatına öyle sinsi bir şekilde girecek ki, sen ne olduğunu anlamadan çekip gidecek. ağlayacaksın, üzüleceksin. ben senden çok lanet etçem ona. yıkılacaksın güzel kızım. üzgünüm ama bu şart. insanlar bir yerden sonra acıtamayacak seni daha fazla. olgunlaşacaksın bitanem. ben çürürken gitgide sen olgunlaşacaksın. kararlarını kendin almana izin vereceğim söz veriyorum. senin bağımsız bir birey olduğunu unutmayacağıma... seni kırmayacağıma söz veriyorum meleğim. saygı duyacağım sana.tek bir şey rica ediyorum senden, işin ya da okulun dışında bir uğraşın olsun. ve çok iyi ol o işte.
hayatında kim çıkarsa çıksın karşına; dürüst ol, eliaçık ol, saygılı ol, akıllı ol, merhametli davran insanlara. ama hakedene hakettiğini teslim etmeyi de unutma.
biran önce gel kızım... öyle çok hayalim var ki senle ilgili... umarım ömrüm uzun olur da doyarım senle babana...