ebu cafer ibn bakır hazretlerine dayandırılan bir rivayete göre, üç aşa beş yukarı şöyle zuhur etmiştir:
"vedd, milleti içinde sevilen bir adamdı. janti bir ağabeyiydi bölgenin. sayılır sevilirdi. bir sorunu olan ona koşar derdini anlatır şayet haklıysa öğüdünü alır, haksızsa odunu kırar evine dönerdi.
gel zaman git zaman ecel janti ağabeyimizin de kapı tokmağına el sürdü. mahalle halkı bu beklenmedik(!?) durum karşısında şaşkına döndü. ağlaştılar, orasına burasına şiş sokan mı dersin, zincire vurup kendini denize atanı mı dersin ne ararsan var. ordan oraya vurdular kendilerini. yas tuttular kabri başında (babil civarında oluyor olay) günlerce.
nihayet o dönemde insan kılığına girip "aga yapayım sana bi kıyak" modunda insanları kandıran şeytan zuhur etti yine. bizim yas tutmuş ah-vah eden kalabalığa yaklaştı ve dedi ki:
-ya hu ne üzülürsünüz a ciğercanlar. isterseniz ben size onun bi heykelini yapayım bakar bakar durursunuz. olmadı bi meydana koyarsınız. böyle parkta bahçede iyi durur yani. ilerde çoğaltıp okullara devlet dairelerine de korsunuz iş olur hem. ama siz bilirsiniz yine.
olayı çok anlamasa da yas tutmuş şaşkın halde iyi bir teklif yapıldığını düşünen halk "eyvallah hacı dayı da, devlet dairesi ne ola ki" falan dese de şeytan " onu sonra öğrenirsiniz. ben şimdilik heykeli yapıp koyuyorum şuraya" der ve işini yapıp gider.
işte böylece put ve akabinde putpereslik doğmuş olur.