mozart yaşasaydı da ciguli'yi bir canlı kanlı dinleseydi eminim ki bu gerçeği kabul eder, ağlar, köşesine çekilirdi. elitisit kompleksi olmayan insanın kabul edebileceği bir olgu ama şimdi bile bu gerçeğe siktir lan diye karşı çıkanlar olacaktır.
şimdi az önce kaynana şarkısını dinledim. kaynana kaynanan cadı gibi kaynana diyor adam. ses de zaten fıkra gibi anasını satayım, neşem yerine geldi.
okulda hep klasik müzik eğitimi almıştık. yani öyle oaaaa vooo diye şarkı söyleyemezdim ama eline iki keman alıp vıy vıy yapmış her orta çağ müzisyenini öğretmişlerdi, anamın babamın şeceresini onların ki kadar iyi bilmiyorum. bachlar, mozartlar, schubertler, beethovenler, haydnler, maydnler ebesinin amı.
adamlar oturmuşlar, bazen yıllar süren senfoniler bestelemişler filan, kocaman orkestraları varmış, gıy gıy kemanlar, booo diye oboalar (oboanın türkçesi nedir lan), telli kocaman aletler her ne boksa. dinleyenler de kürklü, mantolu, süveterli elit amcalar, ablalar. problem çözer gibi müzik dinliyorlar.
mecburen dinliyordum da, yine de barzo gözükmemek için anlamaya çalışıyordum. birden duruluyor filan müzik, sonra temposu artıyor, boaaa diye bağırıyor adam, sonra karının biri giriyor ciyeee diye ağlıyor. amına koyim trigonometri problemi mi çözüyorum lan dedim. şarkıların ortalaması nerden baksan zaten 20 dakika. ulan 20 dakikada ben evden yusufpaşa'ya (aksaray) gidiyorum. yirmi dakika şarkı mı olur lan zübük. şarkı dediğin üç, dört dakikayı geçmemeli.
niye kasıyorum ki dedim anasını satayım. elitisit, kendisini toplumun farklı ve üstün bir tabakasında hissetmek için gıy gıy üç gün süren müzik dinleyen insanlara niye benzemeye çalışayım ki dedim. açtım ciguliyi eğlendim, coştum. ağzım kulaklara gitti yapma bana numaraaaa derken. bir akerdeonla eğlendirebiliyordu adam beni. üç yüz kişilik orkestranın yapamadığını tek başına yapıyordu adam.
lan o zaman ciguli benim gözümde daha başarılıdır, çünkü adam beni eğlendiriyor ve ben adamı seviyorum. mozart dediğin adamın belasını skmekten başka bir işe yaramıyor, güzel şarkıları da var çocuğun, takdir ediyorum ama bana göre değil, enaniyetsiz insana göre değil. olabilir belki ama enaniyetsiz adam, çıkıp da ben mozart dinliyorum demez. mozart dinlediğini söyleyen insan, mozartı dinlerken azap çeken, ama kendisini onu dinlemek zorunda hisseden lavuğun tekidir, benim kadar bile zevk almaz mozart'tan, lakin dinlediğini afişe eder. ama ben söylüyorum, ciguli'yi mozart'tan daha çok seviyorum.