bir nümero
birine utanmadan 2 defa ondan hoşlandığınızı söylemiş, 2 kere de -nasıl olduğunu anlamadan- reddedilmişsinizdir. artık var mı daha ötesi diyerek, bir şeyleri aştığınızı fark eder ve söylenebilinecek lafların kesesini iyice genişletirsiniz.
jpeg: ben gittikten sonra nasıldı orası?
b: referandum dolayısıyla baya boşladı burası, zevkliydi ama yine de.
jpeg: ne zevklisi be? çok sıkıcıydı bence.
b: aslında evet tabi, sen yoktun :P <- mesela.
jpeg: doğru kalıcı takipcin yoktu :P <- mesela.
b: geçicilerle idare ettim :P <- mesela.
vıtvıtvıt.
iki nümero
biri sizden hoşlanır, ama siz ondan hoşlanmıyorsunuzdur. belki de insan kolay elde edileni istemediğinden, herneyse derin konu.
siz onu ne soğutmak istersiniz, ne çok bağlamak. kabul edelim, insanın hoşuna gider sevilmek, mutlu olur güzel laflar duyunca. hele ben, sazan gibi atlarım.
i: jpeg, söylemem gereken şu: ben senden hoşlanıyorum.
jpeg: ...
i: cevap vermicek misin?
jpeg: ortada soru yok :P <- mesela. (uzaktan bakıldığında ne acımasızsın diyebilirsiniz, değilim; vallahi.)
i: var, benimle çıkar mısın?
vıtvıtvıt.
üç nümero
birine gıcık olursunuz, böyle çok. davranışları sizi sinir eder, haliyle en ufak kusuruyla dalga geçmek istersiniz. kavgalık bir durum söz konusu değildir ortada. konuşursunuz, güzel güzel. güzel güzel? görünüşte öyle. siz ":P" koyarsınız o "eheheheh, şakacı çocuk seni" der. aslında bilmez ki, doğrular bunlar.
jpeg: çok kötü ya, hiç beğenmedim :P
t: saol cnm =) (en ufak şeyiyle dalga geçmek istersiniz, demiştim)
jpeg: (içten) nihahahahah