27.
-
arif nihat asya' nın bir şiiridir;
başörtüsü
ne demekmiş
“yasak! ”
işiniz mi kalmadı
yapacak?
ne diye karışırsınız
saçımıza-başımıza,
bizi oyuncağınız mı sandınız
bakıp yaşımıza?
sebebini anlatamayacağınız
çocukça bir devrin hevesinden
karşınızdaki en güzel portreleri
mahrum ettiniz çerçevesinden!
kim demiş, ki:
“başörtüsüydü o! ”
başımızın -renk renk-
süsüydü o!
altında saçlarımız,
arkadan, ne hoş sarkardı;
kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...
kimimizde, su olup akardı!
şu, bu nâmına “yasak! ” demiş
bulundunuz, tezelden;
ne olurdu, anlasaydınız biraz da,
güzellikten, güzelden!
siz, bizden değilsiniz,
tanımıyoruz hiç birinizi,
çekin başımızdan
ellerinizi!
bir gericilik tutturmuşsunuz;
gericilik değil, türk'ün köy modasıdır bu...
üstelik, ninemizin başımızda
taşıdığımız hatırasıdır bu!
dediniz: “çıkacak başınızdan
başörtünüz! ”
alın -öyleyse- onunla
yüzünüzü örtünüz! ¹
¹ arif nihat asya, kökler ve dallar