Bir gün üniversitede ders arasında bankta otururken,yanıma son derece asil duruşlu,görmüş geçirmiş bir hali olan, yaşlı bir hanımefendi oturdu.Çok geçmeden sıcacık bir sohbete koyuluverdik;Atatürk'ten,üniversite gençliğinden,memleket meselelerinden vs ..Kendisinin de öğretmen olduğunu,buraya bir profösör arkadaşını ziyarete geldiğini,birlikte Bolu Mudurnu'da bir vakıf kurma çalışması yaptıklarını bir çırpıda anlatıverdi..Ben vakfın ne vakfı olduğunu sorduğum da;"ben Ahmet Muhip Dıranas'ın eşiyim,onun adına kurduğumuz bir vakıf" dediğin de dumur olmuştum..iyi dileklerle ayrılmıştı yanımdan,şuan yaşadığını sanmıyorum,yaşıyorsa da nur yağsın üzerine ikisinin de.