farz-ı misal, bu adam karısını aldattı diyelim. sanane bi yerine kodumun çocuğu, o sorun o üçgen içinde sınırlı kalır. size ne elalemin özel yaşamından? yok mına koyuyum başka nasıl bok atıcaklar gemicikler sahiplerinin uşakları!
farz-ı misal, kitapta aşırı solcu düşünceyi övüyodu diyelim, size ne lan fikir özgürlüğü denen mekanizma sizin o dillerinizden düşürmediğiniz demokrasinin ana parçalarından değil mi? sözde demokrasi budur işte; "ama o adam kitabı sol görüşlü biri gibi yazmış yaaavv alın bunu içeri(?)"
bu farz edelim ki dediğim gerçek dışı olaylardan sonra tek sorulacak şey var:
bu adamı fişlemek için bu kadar götünü yırtan bence cemaat sizce adliye, mülkiye v.s. kitapta fişlenen şahıslar hakkında bu çabanın %1'ini gösterseydi şimdi türkiye'de neler olurdu?
utanmadan, yüzünüz kızarmadan bu adama bok atıp sabah akşam salya sümük ağlayan pensilvanya köpeklerine domalacağınıza adam olun, azıcık gerçekçi ve dürüst olun.
edit: "sevgilisi ile örgüt arasında nasıl bir bağlantı vardır" diyen yazarlara da bu gülücük kıçımdan gelsin.*