Efendim sokakta, parkta, toplu taşıma araçlarında yani kısaca tüm sosyal yaşamda karşılaşılan bebek ve küçük çocukları severken kız bünyesinde oluşan tedirginliktir bahsi geçen.
Ne alaka mayk, manyak mısın? Demeden önce, açıklamama izin verin. lütfen anlatabilirim.
Tanımadığı bir çocuğu sevmek hadisesi isteği kızlarda görülür genelde. Zira ben sanmıyorum ki bir delüğanlı herhangi bir ortamda karşılaştığı son derece sevimli, yanakları mıncırılası, sevmek arzusuyla parça pinçik edilesi bebek ve çocuklara karşı sevgilerini bir temasla gösterme yoluna gitsinler. Belki de Cinsiyet ayrımcılığının başladığı nokta olarak görebiliriz bunu, kim bilir. işte laf lafı açıyor diye boşuna dememişler. Birçok değinilesi nokta varmış bu mevzuda. Vay mıneke!
Lakin Bu durumun kızlarımızda had safhada olduğu herkesçe bilinir. Zannediyorum ki yaradılış itibariyle genlerde bulunan annelik içgüdüsünün tetiklediği bir faktör bu. Kızlar karşılaştıkları bu Allahın lütuflarının; o minicik ellerini tutmak isterler, yanaklarını mıncırmak, saçlarını karıştırmak. Ama öpmek olmaz. Yani olmamalı. Yani ben ebeveyn olsaydım bir yabancının çocuğumu öpmesine müsaade etmezdim. O bakımdan öpme olmamalı.
Kızma hafız mantıklı düşünsene bi. in bebekliğine in in in heh indin mi! ağzı salyalı bir adam geliyor şapur şupur öpüyor yanaklarını. Yutacak resmen şebek. Ulan küçücük bebesin ama o an konuşmayı söküp ''siktir lan, salyalarını al da git!'' diyesi gelir o bebenin. Yani empati yapınca vardım bu kanıya. O bakımdan, öpme olmaz. Olmamalı. ikna oldun bak. He şöyle.
Neyse efendim, bu kızcağızlar anne-babası yanlarında olan küçük bir çocuğu severken bir tedirginlik hissederler. Sanki evlenememiş de, evlenmeye umudu kalmamış da anne olma arzusunun dışa vurumu şeklinde, kaka düşüncelere gark mı oluyorlar acaba buhranlarına sürüklenirler. Gücenir, kırılır. Sırf Bu nedenle çekingen, tutuk, saygılı severler o bebekleri.
Dahası bu sevgi gösterisinde bulunan kızcağız az biraz güzelse vay haline! Hamilelik evresinden yeni çıkmış, haliyle şaftı kaymış bebeğin annesi kızgın bakışlarıyla kanırtır. Babası ise; ''istersen sana da koyum bi çocuk, seninde olsun bu güzellikten. Bak bu benim eserim der gibi bakar.'' Ya da bizim hanım kız, bildiğin paranoyaktır. O kısmını tam kestiremedim.
Aynı durum kalabalık bi erkek topluluğunun içinde başına gelirse durum yine aynıdır. Sanki etrafındaki tüm erkekler; ''istersen koyum bi çocuk'' ''anne mi olmak istiyorsun gel yapalım. ister misin ha ister misin?'' ''annelik de sana yakışır ha!'' söylemleri ve (kevrek bir erol taş gülüşü) beyninde yankılanır.
Dedim ya bu kız ya paranoyaktır, ya idrak anlayışı fazlasıyla gelişmiş. Yahut da Türk toplumu onu bu hale getirmiştir.
Neyse neticede Her türlü yazıktır, günahtır. Bırakınız sevsin. Kanı kaynamış Size ne efendim!