liberalizm

entry402 galeri video2
    27.
  1. kişi hür bir şekilde özgürlüğü reddederse error veren, mavi ekren gösteren bir paradigma imiş.

    (nerden baksak 300 yıllık bir tarihe sahip olan liberalizm hakkında yüzlerce eser veren onlarca düşünürün bu paradoksu farkedememiş olması şaşırtıcı.
    boşu boşuna yormuşlar kendilerini, yaptıkları kule kağıttanmış; tek fiske ile yıkılmaya, tek satır ile çökertilmeye açıkmış.)

    liberalizm temelde kendini görmez. diğer individualist yaklaşımlar gibi temele(merkeze) bireyi yani insanı koyar.
    bu açıdan kişinin özgürlüğü reddetmesi liberalizme ters bir durum değil aksine, tam olarak liberalizmin savunduğu bireyin özgürlüğünün ifadesidir.

    ekstrem bir örnek verelim: kimi liberal düşünürler hayatına son vermeye karar vererek intihara kalkışan birini zorla bu kararından döndürmenin ve yaşamaya zorlamanın bile kişiye uygulanan bir baskı olduğunu söylerler.
    takdir edersiniz ki yaşam ve ölüm tercihini bile kişiye bırakan bir düşüncenin insanları zorla özgürlükçü düşünmeye itmesi gibi bir şey olamaz.
    kişi hür iradesi ile bir kafeste yaşamak istiyorsa keyfi bilir. liberal düşünürlerin mazoşizm hakkını bile savundukları bilinirken 'özgürlükçülük despotizmi' suçlaması ile ortaya çıkmak komiktir.

    isteyen özgürlükçü olur, isteyen faşist. kime ne?

    ancak bu kararını devlet, iktidar veya herhangi bir başka baskı aracı ile diğer insanlara, zorla kabul ettirmesi hoş görülemez çünkü diğer insanlara baskı uygulamak onların varoluş alanlarını kısıtlamaktır ve bu bireyin özgürlüğünü savunan bir ideolojiye uymaz.

    bir toplumun bütün fertleri faşist iken, sadece bir tanesi başka bir görüşe(sosyalist, liberal, vs.) sahip olsa: nasıl ki bu kişinin bütün topluma baskı uygulama hakkı yok ise bu topluluğun da o tek kişiye baskı uygulama hakkı yoktur.
    aynı şekilde bir toplumun bütün fertleri liberal iken, sadece bir kişi başka bir görüşe sahip olsa o toplumun bu kişiye, herhangi bir şekilde baskı uygulaması vizyonu özgürlük olan bir ideoloji tarafından kabul edilemez.

    "Eğer tek bir kişi haricindeki bütün insanlık bir fikir üzerinde uzlaşsa, ve sadece bir tek kişi karşı görüşte olsa, bütün insanlığın bu bir tek kişiyi susturması, bu tek kişinin - gücünün yetmesi durumunda - tek başına bütün insanlığı susturmasından daha kabul edilebilir değildir."

    john stuart mill - on liberty (1859)

    açıkçası, demokrasi çogunluğun azınlığa baskı uyguladığı bir sistem olarak görülmeseydi böyle bir soru da sorulmazdı.

    edit:
    avrupa ile abd arasındaki terminoloji ve tarihsel gelişim farkını bile bilmeyip avrupa ve birleşik devletlerdeki liberalizmi aynı şey sananlara selam olsun. *
    merak eden varsa 'Progressivism' nedir? ne değildir? bir araştırıversin.

    hayatında istanbul dışına çıkmamışların sürekli "dünyada böyle bir şey yok" kalıbını kullanması sevdiğimiz bir faaliyettir.
    ancak amerika'da ve avrupa'da hep "dinciler" tarafından kötüleniyo abi diyorsanız: 'muhafazakar liberal' ve -liberalizm çatısı altına sokup sokamayacağımız tartışmalı olsa da- 'liberal konservatif' ne demektir? yaban ellerden örnek vererek açıklasanız da bizde öğrensek.
    6 ...