sınırlarını çizen bir entelektüel portresi olamaz sanıyorum. dahalı bir sistemde, kişiler aydınlanma işlerini devam ettirdiği sürece, biri diğerinden daha entelektüel olacaktır her zaman. entelektüel sınıfın en çok kullandığı şey olan ; retorik aristo tarafından keşfedildiğinde sadece mahkemelerde hakimleri etkilemek için kullanılıyordu. tabi bunu kullanan diğer feylosoflar özellikle platon - sokratesin dilinden- diyalektik gibi bir kavramın oluşmasına sebebiyet verdiler. böylece diyalektik ilk anlam biçimi soru-cevap devinimi olarak belirledi. Retorik diyalektikle birlikte hızlı bir ivme gösteren sokrates'in hatırlandığı kadar başı kesildi. bu yunan demokrasisi gibi bir hiyerarşik yapılanmada bile kendini gösterir. sorgulama, soru ve cevap ilişkisine karşılık bulmak gibi durumlar insanları daima baskıya, ve kalıplaşmış bir tutuma sürükler. onları cezalandırır. bu yüzdendir bence sözlükte entelektüel yoktur.