eleştiriye kapalı arkadaş

entry6 galeri
    1.
  1. arkadaşların en zorudur. zordur onunla muhabbet etmek, yanlış bişey söylememek için söyleyeceklerinizi bi daha düşünmek zorunda kalırsınız.

    diğer entrymde bahsettiğim "ben bilirimci" arkadaştan farklıdır bu, diğeri "ben kralım lan, kolpa olan sizsiniz." modunda şuursuzca dolaşır; bu arkadaş ise "ben kralım, ama siz kolpa değilsiniz." modundadır. bi bakıma daha iyidir, ama hatasız olduğunu iddia eder. bir de gözlemlediğim kadarıyla fazlasıyla bencildir eleştiriye kapalı insanlar, "ben mutlu olayım da milletten banane." mantık budur yani.

    yine bir anım geldi aklıma, arkadaşlarla anlaşmıştık pazar günü sosyal bir aktivite olan "birahaneye gitme" eylemi için. herkes gelmişti ama "eleştiriye kapalı arkadaş" yine gelmemişti. aradık ve sevgilisiyle olduğunu, gelemeyeceğini, belki sonradan yetişebileceğini söyledi ve kapadı telefonu.

    bu ilk değildi dostlarım, yine bencildi, yine satmıştı bizi ve yine biz onunla konuşup karşılıklı eleştirilerde bulunup yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya kalksak yine bize kızacaktı, yine biz suçlu olacaktık.

    ama yine de arkadaşımızdır dedik, konuşalım, bundan sonra böyle yapçaksa bize söz vermesin bari dedik. ve işte yine hata yapmıştık...

    "can çıkmayınca huy çıkmaz." diye bir söz var ya, o gün o sözün niye söylendiğini anlamıştım dostlarım. "eleştiriye kapalı arkadaş" ile buluşup onunla konuşup yani bi bakıma eleştiri yöntemiyle yaptığının yanlış olduğunu anlatmaya gidiyorduk.

    yolda taktikler ürettik, "aga ben böyle böyle dicem, sen de şunu diyerek beni destekle." dedim, yanımdaki arkadaşım "tamam sonra da sen şunu şunu dersin." dedi ve planımızı hazırladık. artık her şey "eleştiriye kapalı arkadaş" ile aramızda geçen muhtemelen on dakika civarı sürecek münakaşaya bağlıydı.

    bu arada eğer yeni tanıştığım ya da en fazla bir senelik arkadaşımız olsa afedersiniz skimize takmazdık, ne hali varsa görsün. ama yaklaşık on senelik arkadaşımızdı "eleştiriye kapalı arkadaş." yani onun yaptığı hatalar en az başarıları kadar önemliydi bizim için.

    neyse vardık yanına oturduk izbe bir kahvenin en köşe masasına, başladık konuşmaya, ilk iki dakika güzel gitti, "en azından haber verseydin aga, bu kaçıncı bizi satışın, tamam sevgilinlesin de bizim de kalbimiz kırılıyo." dedim. "haklısın bi dahakine haber veririm." dediği anda diğer arkadaş coştu. "bi dahakine mi? bi daha olmasın diye konuşmaya gelmiştik ama boşuna gelmişiz." dedi sinirli biçimde, diğeri de gaza geldi "boşuna geldiyseniz gidebilirsiniz." tarzı laflarla kalp kırmaya devam etti.

    "lan bi kere de aga siz haklısınız, ben aptallık ettim de, noolcak lan sanki azcık kendini eleştirsen, hatalarını gözden geçirsen, bi düşün bu çocukların da haklı olma ihtimali var mı diye." dedim.

    heralde çok kızmış olacak ki masadan kalktı gitti, kıyamadık, özür dilemek için aradık ertesi gün açmadı telefonu. sanırım artık görüşmeyeceğiz. bu arada kızdan da ayrılmış galiba, bütün gün evde oturuyomuş. mahalle bakkalının yalancısıyım...
    0 ...