ahmet erhan

entry200 galeri
    123.
  1. deniz kızı için şiirler

    SUNU
    Bedenini bir dünya haritası gibi dizlerime
    Serip de, yollar aradım yürümek için

    içime çekmek için hava, koklamak için çiçek
    Ve bir kadın, yaşamı benimle bölüşecek

    Sevdiğim şeyleri sevecek, bir incir ağacından
    Damlayan süt dolarken memelerine

    Çocuklar doğuracak, kara gözleri
    Dünyaya bıkıp usanmadan sorular soran

    Kendiyle yüzleşmekten çekinmeyen, doğayla
    Ve insanla sonuna dek barışkın;

    Yüzünü ak bir kitap gibi ellerimde
    Açıp da, umutlar aradım yaşama ilişkin

    Uçurumların yamacında kök salacak ağaçlar
    Boğulanlara uzanacak bir kol belki

    Bunun için sevgilim, seninle başlattım bu şiiri.

    DENiZ KIZI iÇiN ŞiiRLER
    Şiir, 1

    Sen bir deniz kızısın, saçları
    Düşlerimin erimince uzayan
    Yağmurda kıpırtılı, güneşte gümüşsün
    Bir yakamoz ağı, geceyle atılan

    Sen bir deniz kızısın, doğanın
    Yüzgörümlüğü olsun diye bana sunduğu
    Allayıp pulladığı ayışığının
    Yelin, terkisine atıp kapıma koyduğu

    Sen bir deniz kızısın, yaşamla ölümü
    iki kaşının arasında öpüşür buldum
    Yaşamı seçtiysem sensin nedeni
    Ölümdeki sonsuzluğa seninle erdim;

    Şiir, IV

    Seviyorum, ırmaklar gibi boşanıyor
    Bu sözcükler yüreğimden
    Deniz oluyor da sonra, köpürüp inleyen
    Bütün kıyılarımda saçların uzanıyor

    Seviyorum, hiç solmayan bir çiçeğe
    Dal olmanın sevincini duyar gibi
    Uçsuz bucaksız gökyüzü belki
    Senin kanatlandığın bir mavilikte

    Seviyorum, bu sevdanın seninle
    Bitmeyeceğine inanacak kadar
    Yüreğimi dolamadım ki ben telörgülerle
    Sen gidersen, sana benzeyenler var;

    Şiir, VI

    Bedeninin her noktasından söz alıyorum
    Öpmek için, uğurlarken seni ayrılığa
    Boğazımdaki taş güle dönüşüyor
    Öyle görünüyor, dudaklarımın ucunda

    Beni böyle anımsa, böyle düşün istiyorum
    Gülümseyen bir adam, ağlar gibi, sarsak
    Anla ki, yitik bir ülkeyi korumaya benzer
    Bir şairin sevgilisi olmak;

    Şiir, VIII

    Seni gülüşü gül olup da açan kız
    Uzandığım her kapıda yüzümü saran esinti
    Seni, yürüyüşü yağmur, kokusu nergis
    Seni, turuncu düş, seni deniz mavisi;

    Eksik kalmış tek sözcüğü uzun bir şiirin
    Bir dalın açmamış o son tomurcuğu
    Yüreğime selamsız sabahsız girdiğin
    Belli, geçerek o dikensiz yolu

    Seni, yaz günleri topraktan tüten buğu
    O bir anlık, bir solukluk yağmurlardan sonra
    Seni, sevincin yangını, acının külü
    Gittin artık, bu şiirler kaldı bana

    Gittin artık, ardında mavi bir tütsü
    Saçarak, geniş ufuklarından sonsuzluğun
    Ey kara sevdalarımın göçmen kuşu
    Diyemem istesem de, seni unuttum;

    Şiir, XII

    Şair, sevmedi seni o esmer çiçek
    Bu sevdada konuşacak şimdi ne kaldı?
    O Havva ki, Adem;i kaburga kemiğinden
    Bir kez olsun yaratmadı

    Şair, sevmedi seni o esmer çiçek
    Bedeni bir taş gibi gömülse de sularına
    Boğuldu bütün denizlerinde, bunaldı
    Ve birdenbire çekip gitti sonra

    Şair, sevmedi seni o esmer çiçek
    O aykırı düşlerin senin, soruların gelini
    Yitirdi rengini, yadsıdı anlamını artık
    Hep kendine bakan bir ayna gibi..

    Şiir, XIII

    Burada bitiyor bir sevda, yenisi nerde?
    başlar; ya da başlar mı bilmem?
    Kendi derinliğiyle dolan bir kuyu mu
    Yüreğim; kendi boşluğuyla yetinen?

    Burada bitiyor bir sevda, ele avuca
    Sığmayan kederle, kimi gülüşler ve bir
    O kadar da unutulmaya yatkın anılar
    Bırakarak geride; belki de birkaç şiir..

    Sürüp gidecek yaşamım, kimi yerlerde
    Sanki yeniden okur gibi bir romanı
    Ve gülümser gibi yine aynı şeylere
    Sıkıntılı, dalgın; çoğunlukla acılı.

    Burada bitiyor bir sevda, kaldım işte
    Yine dağlar, uçurumlar arasında bir başıma.
    Burada bitiyor bir sevda, önsöz gibiydi
    Bir çağrıydı, daha nice yeni sevdaya;

    Şiir, XIV

    Onun dolaştığı yollara yağmur yağmasın
    Yıllar sonra bulayım ayak izlerini
    Onun saçlarını yel savurmasın
    Dursun kıvrımları öyle, öptüğüm gibi

    Nasıl unuturum ki gülüşü gül olanı
    Sevgilimdi, ya da ben öyle sanırdım
    O gitti, elimde bir çiçek dağınıklığı
    Bütün yolların ucunda kalakaldım.

    Deniz, ona çok sevdiğimi söyle
    Bir gün gelir de kıyına böyle durursa
    Sularını kollarım bil, o ak köpüklerinle
    Onu bir de benim için okşa;

    Sonu

    Ben dünyanın yitiği, yaşamın üveyoğluyum
    Acıyım, acıdan da öte bir şeyim belki

    Bir kız sevdim gülüşü düşlere akan
    Benim dışımdaki her yerden gelirdi sesi

    Burgaçlandı birdenbire gözleri- boğuldum..

    1980-82

    Ahmet Erhan .
    0 ...