MJK insanın birilerinin veya birşeylerin ölümünü izleme isteği gibi ilkel , hayvani ve basit bir özelliğinden bahsederek başlıyor anlatmaya... içten içe yarı uyku halinde doğamızdaki hayvana yenik düşerek sıradan duyarlılıklarla sönük tepkiler gösterip her şiddet olayını nasıl evcilleştirdiğimizle devam ediyor. insanın iç dünyasındaki bu durum dışında evrenin çok acmasız olabileceğine de işaret ediyor.. bazen tüm insanlığın devam etmesi için bir kaç insanın feda edilebileceği gibi görüşlerin varlığı evrenin bunu bir yol olarak bize sunmuş ve sunuyor olması örneğin.. insanı uyuşturan tv den bahsediyor kalkıp kendimiz için farkındalık yaratacak bir şeyler yapmaktansa bize hükmedenlerin dayattıklarını ekrana bakarak zaman zaman en hayvani duygularımızı besleyerek zaman zaman en basit yaşam formu kadar yaşamsal tepki verememekten zevk alarak pasivize oluşumuzdan... Bu olayları kalbindeki iyi niyetlerle , meleklerle izlerken aynı anda bir vampire bir canavara dönüşen insan kendine dürüstçe itiraf edemiyor kan akana kadar ve bu kan çemberler oluşturana kadar izlemeye ara vermeyeceğiz.. bir başkasının bize verdiği pasivize olma yetkisini kullanmaktan da geri kalmayacağız.. bunun bir parçası olmak tan da.. insan ne yazık bir varlık.. ama farkındalığı sağlamak da elimizde..