senelerdir izledik kendisini. önce partizan'da ilk 5 şansı buldu, akabinde fenerbahçe'ye transfer oldu. fenerbahçe ve ülker iki ayrı takımdı o zamanlar. semih'in uzun kolları, boyuna oranla çabuk ayakları vardı. biz fenerbahçeli olmayanlar için antipatik olabilen hareketler yapmaktaydı (yine de mirsad ve rasim gibi abileri varken çok da sivrilmedi). hatta izmir'deki ümit milli basketbol şampiyonasının ilk maçında sarı lacivert çoraplar giymesiyle bayağı bir tepki çekmiş, ikinci maçta bu hatasından dönmüştü.
şutu iyi değildi, ribaundu harika okuyordu, savunması oldukça iyiydi. temel basketbol bilgileri ve hücumdaki etkinliği oldukça noksandı. ve hatta bu haziran'a kadar da böyleydi bu durum. daha sonra celtics yaz kampına gitti, geldi. bambaşka bir kimliğe bürünmüş gibiydi. ayakları daha çabuktu, şutunu daha kendine güvenerek atıyordu. turnikeye girip dört adım atarak steps yapan o çocuk artık oyun kurucusuna yardım etmek için yarı sahadan top çıkarıyordu.
ben inanıyorum ki semih çok çalışarak ve hırsıyla oynayarak nba'de kalbur üstü bir oyuncu olacak.