yolumuz uzun yavrum
sen leyla ben mecnun
maksat bağdat babil'in kulesi
en kolay yol çöl en kestirme
lakin yaşlı kahin der dur gitme
orda taş üstünde taş
omuz üstünde baş kalmadı
fırtınadan kumlar içimize sızar
çöl rüzgarı yüzümüzü kavurur
dudaklarımız çatlar
serap görür gönlüm mü avunur
şu gelen yarim mi
göster yolu kahin çok yorgunum
bekler o şimdi beni
çok geç kaldım
buluşmam lazım bağdat kafe de
bağdat kafe
varamadım hala
gittik mi gidebildik mi
yoksa kaybolduk mu
gördüklerimiz neydi, büyülendik mi
yolun sonu neresi
hani kent nerde
göster yolu kahin çok yorgunum
bekler o şimdi beni
çok geç kaldım
buluşmam lazım bağdat kafe de
bağdat kafe
varamadım hala
orda buluşamadıktan sonra.