ali ece

entry542 galeri video5
    40.
  1. taraftarlığı inanılmaz bir dille anlatmış gerçek futbol yorumcusu, gerçek taraftar.

    taraftarlığı nasıl tanımlıyorsunuz?
    “taraftarlık” bence yaşayan en büyük beşiktaş aşığı olan zeki demirkubuz ustanın en büyüleyici filmine benziyor: “kader”. mesela eşinizle aranız sürekli kötü olsa sonunda boşanırsınız; en yakın arkadaşınızla bile bir gün aranız açılabilir, yollarınız ayrılabilir… ancak taraftarlık bağlamındaki aidiyet düpedüz kaderdir, siz ne kadar acı çekerseniz çekin fark etmez! arjantinli futbol filozofu valdano’nun dediği gibi futbol yaşadığımız hayatın bir metaforu! hayattan kaçamadığınız gibi âşık olduğunuz takımdan da kaçamazsınız, size en büyük acıları yaşatsa da sürekli peşinden gidersiniz. hatta benim beşiktaş’a karşı hissettiğim duyguların özelinde öldürmeyen tüm yaralar sadece aşkınızı gürbüzleştiriyor, alevlendiriyor demek isterim.

    dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de futbol daha çok iş emeğinden başka bir şeyi olmayan insanların en büyük eğlencesi. mesela dünyanın en büyük sosyal adaletsizliklerinin yaşandığı ülkemizde 13 yaşındaki tornacı çocuk, sadece haftanın bir günü kendisini “en büyük” hissediyor, o da maça gidip takımını desteklerken “en büyük biziz” diye bağırırken!

    her ne kadar fahiş bilet fiyatları yüzünden artık o haftanın bir günü kendini “en büyük” hissedebilen insanlar çok fazla maça gidemeseler de radyodan maçları dinliyorlar ve o anda o küçücük radyo koskocaman dünyanın kendisine dönüşüyor. dünyada başka hiçbir kültürel faaliyette böyle bir tutku ve kara sevda söz konusu değil. mesela liverpool’lu taraftarların kalelerine giden topun aksi yönüne doğru kalkıp üflemeleri, milyonda bir ihtimal de olsa hep beraber üfleyerek o topun kale çizgisini geçmesini engelleyeceklerini “hissetmeleri” mükemmel bir varoluş durumu. gerçek taraftar için futbol aşkı, dostoyevski’nin mükemmel romanlarındaki hayat gibi: “i̇ki kere iki her zaman dört etmeyebilir! etse de biz ısrarla etmeyeceğine inanmaya devam edebiliriz” mesela ben zeki demirkubuz ustanın beşiktaş aşkını sadece dostoyevski’nin “beyaz geceler”de anlattığı aşkla karşılaştırabilirim: “bir anı bile tüm ömre bedeldi” benim için de ali gültiken’in demirspor’u rekor farkla yendiğimiz gün röportajcıya “rakibimiz için zaten çok acı bir an, onların yanında konuşmayalım lütfen, aynı işten ekmek yiyen insanlara saygısızlık olmasın!” dediği 15 saniye, sinan engin’gillerin verdiği tüm acılara değer.

    http://123golyetmez.blogspot.com/2010/06/ali-ece-roportaj-yonetim-taraftarn.html
    0 ...