alışkanlık. hele de beklenilen kişinin beklenildiğinden haberi yoksa, hiç bir zaman olmayacaksa yavaşça öldüren bir işkence. haberi bile yok kendisini beklediğimin, ansızın çıkıp gelmesini öyle çok istedim ki bu yüzden gelmedi bence. beklerken bir yerler de hata yaptım, evet suç benim. sıramı, aklımı, duygularımı karıştırdım. belki yanlış durakta bekledim saatlerce, sen seni başka yerlere götürecek olan otobüsü beklerken. kesinlikle hata benim, beklediğim için. ben gitmeliydim ama gidemedim, söylemedin ki yerini nasıl gelecektim? vakit kaybı, unutulur, palavra, bırak gitsin diyemedim. ben yorulmadım da beklemekten. evet yorulmadım, ama keşke bir haber versen daha ne kadar bekleyeceğim. daha ne kadar bekleteceksin? daha buluşmaya karar verip sonra da ekeceksin beni, ekeceksin ki ben kıymetini anlayayım. gereksiz, ben zaten seni bildiğim için beklemekteyim.