artık nezaketle el sıkışarak bırakması, bırakmıyorsa da tazminatının ödenip kovulması gereken galatasaray teknik direktörü. iki taraf için de hayırlı olan bu işi kimsenin kariyeri zarar görmeden bitirmek artık.
ülkeye yeni geldi, tanıması için ve oynatmak istediği sistem için zamana ihtiyacı var dedik durduk. sabrettik, hem de fazlasıyla. kırk yıllık galatasaraylı bülent'e gösterilmeyen sabrın ve anlayışın bir milyon kat fazlasını gösterdiklerini gördük, birşeyler düzelir yapmak istediklerini gerçekleştirebilir, senelerdir yerinde sayan avrupa fatihini yine alışık olduğu devler arasına sokar dedik. ama olmadı, olmuyor işte.
bu rijkaard kötü teknik direktör anlamına gelmiyor. olmadı, olmayınca olmaz bazen. geldiği günden bu yana galatasaray'ın taraftarın beklentisine uygun, günümüz futbolundan izler taşıyan bir futbol oynadığını görmedim. yendiğimiz ya da yenildiğimiz hiçbir maç diğerinden daha iyi ya da daha kötü oynayarak kazanılmadı ya da kaybedilmedi. bir sistemsizlik abidesi misali ne oynadığını bilmez halde oradan oraya canhıraş şekilde koşuşturan futbolcular izledik, yerinde oynamayan futbolcular izledik ve 1-0'ı dahi 70 dakika korumaya kalkan tamamen geriye yaslanmış futbolcular izledik.
istediği kadro, istediği bütçe bir türlü sağlanamamış olabilir. başarısızlığın ve bir türlü istenen futbolun ve sistemin ortaya çıkamayışı bunlara da bağlanabilir. bu halde de kendisine yakışan bir profesyonele yakıştığı gibi bırakmaktır.
istikrar demesin kimse. başarısızlıkta istikrar arayacak değiliz. barcelona dahi bu kadar tolere edemez başarısızlığı. kendisine yakışanı yapmalı.
yönetime söylenecek yığınla söz var ama parayı veren düdüğü çalıyor türk futbolunda. birkaç hafta sonra ya rijkaard, ya yönetim diyenler çoğaldığında, yönetim de kendini kurtarmak için rijkaard'ı göndermekten çekinmeyecektir. sonra belki bülent, belki tugay'la yasak savma kabilinden devre arasına kadar götürürler bir şekilde. sonra? geriye ne kaldı ki...
koca sezon biter, avrupa hezimeti unutulur ve nasıl olsa bir şekilde ilk 3-4'e girilir ligde.
sonra şu geliyor, galatasaray şu bombayı patlattı, x cimboma göz kırptı diye okuruz gazetelerde. öylece geçer gider günler...