12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumunda oy kullanacağım ve "hayır" diyeceğim. bunun en önemli nedeni, "hukukun üstünlüğüne" ve "yargı bağımsızlığına" olan inancımdır.
anayasa taslağı'nda kişisel bir yasa yaratılmak istendiğini gözlemledim.
4 maddelik bu gözlem, "hayır!!!" demek için yeterlidir!
1- anayasa paketinin bir partinin genel merkezinde, bir partinin kurmayı olan anayasa profesörleri tarafından, diğer tüm görüşler yok sayılarak, toplumun diğer katmanları göze alınmaksızın hazırlanmasına ve meclisten geçirilmesine karşıyım.
2- çıkar amaçlı örgüt oluşturmak konusundaki bir davada hakkında görevi kötüye kullanmaktan soruşturma yürütülen bir kişinin, başbakan mevkiine geldiğinde bu dosyanın dokunulmaz ibaresi ile yeni anayasayı beklercesine türkiye büyük millet meclisi'nda bekletilmesine karşıyım. (yeni anayasanın tam da bu dosyayı beraat ettirecek şekilde düzenlenmiş olması içler acısıdır.)
3- işine geldiğinde hukukun üstünlüğünden söz eden başbakanın, anayasa referandumu kararı onaylanmak üzere cumhurbaşkanı'na gönderildiğinde, daha cumhurbaşkanı imzalamadan açıklama yapıp da "halkımız karar verecek" demesine, yani cumhurbaşkanı'nın onayından bu kadar emin olabilme cesareti göstermesine karşıyım.
4- işine geldiğinde bağımsız yargıdan söz eden başbakanın, hukuk fakültelerine sadece ve sadece o anki adalet bakanının tek imzasıyla öğretim görevlisi atayabilecek bir yasa hazırlamasına ve bunu savunabilmesine karşıyım.
olayın tam olarak anlaşılması için yarsav* kurucu başkanı ömer faruk eminağaoğlu'nun adliye çıkışında yaptığı basın açıklamasını dinlemek ya da okumak yeterlidir: ...
--basın açıklaması--
türkiye'de "demokrasi ve özgürlük açılımı" anlamında ortaya çıkan tek bir kuruluş vardır, yarsav'dır; ama yarsav, demokrasi ve özgürlük açılımının sembolü olan yarsav, mevcut hükümet tarafından kenan evren'den kopya çekilerek siyasi partileri kapattığı gibi, hakkında iki kez kapatma yasa tasarısı hazırlanmıştır. ve bütünüyle yarsav kurucu başkanı olarak yapmış olduğum tüm türkiye'de kamu oyunda hukuk bilincini oluşturmaya yönelik konuşmalarım, bu davanın konusu yapılmıştır. mevcut dava, mevcut hükümetin faşist bir hükümet olduğunun tespit ve tescili davasıdır. çünkü ben hukuku savunuyorum, çünkü ben "hukuk herkes içindir" diyorum ve "hukuk herkes içindir" dediğim için ben, türkiye'de yargı önüne çıkarılıyorum. ama benim hakkında soruşturma yapmış olduğum, "çıkar amaçlı suç örgütü" ile ilgili bir olayda hakkında "görevi kötüye kullanmak" 'tan soruşturma yapmış olduğum kişi; bugün başbakan! ve o kişinin dosyası, bugün "dokunulmaz" olarak şimdi türkiye büyük millet meclisi'nde... ve ben onu soruşturan olarak şimdi yargı önüne çıkarılıyorum, ama o başbakan bugünkü yargıya bile güvenmiyor, çünkü anayasayı değiştirerek kendi yargısını getirmek istiyor ve mecliste "dokunulmaz" olarak bekleyen dosyasını yeni anayasayla şekillendireceği yeni yargının önüne geçirmek için türkiye'de anayasa değişiyor. halkımız bu olayların bilincindedir.
aynı şekilde, fethullah gülen kriptolarını dışişleri bakanlığı'ndan çıkartmam nedeniyle hedef oluyorum, ve o kişi cumhurbaşkanı oluyor. ve avrupa birliği konusunda hassa olduğunu belirtmesine rağmen, avrupa birliği bile kendi hafızasını kaybetmiş, türkiye için yazmış olduğu raporları unutmuş, "tek tip yargıç yetiştirilmesin, adalet akademisi özerk oldun" diyen avrupa birliği, adalet akademisine bakanın tek imza ile atama yapacağını öngören anayasa değişikliğini hiç bir tepki vermeden seyrediyor, siyasi iktidara destek veriyor. avrupa birliği söylemlerini ağzından düşürmeyen cumhurbaşkanı, bu konuları kendisine anlatmak için yarsav'ın talep etmiş olduğu randevuya cevap vermiyor, ve cumhurbaşkanı, kendi adına konuşma yapan başbakanın cumhurbaşkanı daha imzalamadan "halkımız karar verecek" dediğinde "dur bakalım, ben cumhurbaşkanıyım, benim yetkilerim var, benim adıma nasıl konuşma yapabilirsin ey başbakan?" diyemiyor. biz tarafsız cumhurbaşkanı istiyoruz, hukukun üstünlüğü için! biz türkiye cumhuriyeti'nde hukuk istiyoruz! biz, "herkes için hukuk" istiyoruz! ama "herkes için hukuk" isterken, her nedense erzincan 'da cumhuriyet yargılanıyor! cumhuriyetin yargılanmasına, cumhuriyet savcıları olarak asla ve asla izin vermeyeceğiz! cumhuriyeti yargılamaya hiç kimsenin, ama hiç kimsenin haddi, yetkisi ve gücü olmayacak ve yetmeyecek!
ben bugün burada cumhuriyet hukuku'nu savunduğum için yargılanıyorum, cumhuriyet hukukunu yargılamaya türkiye cumhuriyeti'nde hiç kimse cesaret edemeyecek ve ankara'da hakimler olduğunu bu yargılamanın sonunda herkes görecek. biz yargımıza güveniyoruz, biz atatürk cumhuriyeti'nin varlığını savunuyoruz, çünkü atatürk cumhuriyeti, türkiye'de hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü vareden cumhuriyettir. sonsuza kadar hukukla yaşayacaktır çünkü darbelere, darbecilere ve sivil darbecilere de sonuna kadar karşıyız. hukukla, sadece hukukla bu mücadelede galip gelen hukukun üstünlüğü olacaktır. türk halkı, sağduyusu yüksek olan bir halktır, hiç kimse türk halkını kandırmaya çalışmasın.
bu davanın sonucunda beni yargı önüne çıkaranların istifa edeceği ve o kişilerin yaptığı hukuksuzlukların türkiye'de adil bir yargı önünde yargılanacağı günlerin ve onlara adaletle davranılacağı günlerin geleceğini türk halkı görecektir! bunu da herkes bilmelidir. türk halkına, türk hukukuna ve hukukun üstünlüğüne sonuna kadar inanan, güvenen, beni doğuran cumhuriyete herşeyini feda eden bir kişi olarak halkıma ve hukukun üstünlüğüne olan inancımı ve saygılarımı sunuyorum.
--basın açıklaması-- ** ...
bu basın açıklamasını izlemek için: http://www.facebook.com/v...deo.php?v=141027215920000