ancak fikirsel bazda önümüze koyduğu yenilikler bana bazı belirli sahneler dışında "aman yarabbi" dedirtmedi. ağzım açık kalan bölümlerde zaten görsel bir şölenin olduğu anlardı ki eh o kadar da olsun.
film kesinlikle güzel ama ne bir başyapıt ne de aman tanrım şok oldum göt oldum filmi. ben daha öncesinde nolan ın memento sunu da the prestige ini de izlemiş biri olaraktan söyleyebilirim ki inception sadece görsel bir harika. senaryo bazında bazen komik duran mantık hatalarıda mevcuttu. mesela ilk rüya da cobb un vurulmamak için kaçması gibi - "e madem kurtulmak için kaçıyon vurulsana*...
sinema da muhteşem filmler izlemeyi bende herkes kadar çok isterim ancak en nefret ettiğim şey abartılmış filmlerdir. bir karşılaştırma yapmak gerekirse; 2 film izleteceğimiz bir adama 2 filmi daha önce ne duymuş ne görmüş olması şartı ile bir inception u bir de the truman show u izletelim, bahse varım ki kurgusal ve fikirsel anlamda truman 10 kere 100 kere daha tatmin edici bir yapımdır. görsel anlamda bişe demiyorum tabiki.
tamam nolan memento gibi the prestige gibi çok süper harika mükemmel filmler yapmıştır ancak "nolan benim tanrım ol" diyen acayip tiplere de önerim charlie kaufmann, andrew niccol, guy ritchie, fernando meirelles gibi gerçekten karmaşık kurgunun kralları ile tanışmalarıdır.
2010 da çıkmış filmlerden ve de izlediklerimden karşılaştırayım. kick-ass bile rahatlıkla bu yapımdan daha cana yakın en azından ben filmin sonunda "adamlar ne yazmış yahu" dedim. ama inception da eksik olan bişiler vardı ne bilim belki gaza getirmesi yada mantıksal hata potansiyeli...
imdb deki yerine tekrar değinmek gerekirse, bu filmi o listede hadi tüm diğer saydıklarımı da es geçtim ama fight club ın üstünde görmek sadece oylamada atmasyon olur başkada bir şey olmaz....
son söz: bu sıralar bir film yapıyorsanız geçmeniz gereken çok sayıda sınır ve aşmanız gereken aşırı derece de zor kriterler var. nolan çok güzel bir film yapmış ama kesinlikle bir başyapıt değil ve listelerde bulunduğu yeri 1 gram bile hak etmiyor. belki ilk 40 da 50 de yer bulabilecek bir film için fazlasıyla abartılmış olduğunu düşünüyorum. saygılar...
sonradan aklıma gelen edit: bir filmin içinde zorlama, sıkıştırma ve aynı zamanda saçma salak bir aşk hikayesi anlatıyorsanız o film zaten kötüdür. bu tezin sağlamasını görmek içinde yukarıda saydığım filmleri bir inceleyin derim. bilim kurgunun içine sıkışan aşk, gerilimin içine sıkışan aşk, aksiyonun ortasında kalan aşk, komediye saklanmış ama kabak gibi görünen aşk hikayeleri sadece filmi rezil eder hikayeyi mahveder. sadece aşk üzerine yoğunlaşırsa film yine harika olur ki bunun örneği de yukarıda mevcut. diyebilirsiniz ki eternal sunshine de bilim kurguya sıkışmış aşk hikayesi, hayır orada olay tam tersi aşk hikayesine monte edilen küçük bir bilim kurgucuk var o kadar... editin özü; hikaye içine sokuşturulmaya çalışılan aşk hikayeleri filmleri bozar.