memur; devlet işlerini yapan, verilen görevleri yerine getiren eleman. yani yönetmekle, krizlerde karar vermekle ilgileri pek olmaz. önlerine bir şablon konur. o şablondan dışarı çıkıp pratik fikirler üretemez. yeni bir şey yürümez olanı idare ettirir. bu yüzden memurlar ancak denileni yapacak insanlar olarak görülür.
bu tür insanlar görev adamı olduğu için eline verilenleri okuyabilir ama bir kriz anında işe yaramazlar.
mesela bir canlı yayında karşısında kendini zorlayacak gazeteciler veya politikacılar olduğunda yerden yere sürünür. kendi başına karar alma mekanizması yoktur. bir karar almak için etrafa danışmaya ihtiyaç duyar ve kendi görüşleri genelde yetersiz kalır. yani öğretilenin dışına çıkamaz. ülke yönetimleri iş yeri yönetimine benzer. siyasiler iş yerinde çalışan müdürler, memurlar gibi değil patronlar gibi kararlar alabilmelidir. mesela israil cumhurbaşkanı sizi azarlıyor, çıkıp dışarı ne yapayım diye soramazsınız. insiyatifi ele almalısınız. bir memur veya müdür bunu yapamaz. kendinden yüksek birine sormalıdır. fakat başbakanlığın üstünde bir makam yok.
memurlar veya müdürler kendilerine çizilen çerçevenin dışına çıkamaz. olan bir dişliyi, konulan kurallarla işletmeyi becerebilirler. denileni yapması yeterli olur. fakat ülke yönetimi farklı. devamlı değişen kurallara adapte olabilecek oryantasyonu yüksek birinin başbakan olması gerekir.