bir intihar yöntemi. cinayet yöntemi de olabilir, tam bilemedim şimdi. yola çıkmanızla sorunlar kendini gösterir.
uçaktan inilir, merkeze gelinir. kalınacak yere doğru gidilecektir.
birkaç kişilik apaçi: (arabayla yanaşırlar) kızlar yolculuk nereye, bıraksaydık??
arkadaş: ayh çok naziksiniz. turgutreis'e gidecektik.
carriye: (arkadaşın koluna sert bir dirsek attıktan sonra) sağol sağol biz gideriz, ilerle sen. (arkadaşa dönerek) kızım mal mısın ne herife gideceğin yeri söylüyorsun. bak baştan söylüyorum çeneni kapa. kafa dinlemeye geldik, başımızı belaya sokma.
arkadaş: aman tamam be. hiç iyi niyetten anlamıyorsun, çocuklar evimize bırakacaklardı.
carriye: he he bırakacaklardı. gecenin bu saatinde emin ol seni eve bırakacaklardı. ağızlarındaki salyayı görmedin herhalde. benim kafamı bozma yem diye veririm seni, rahatıma bakarım sonra.
plajda;
apaçi: kızlar ateşiniz var mı?
carriye: (ulan hala mı aynı numara) yok
arkadaş: (aynı anda) var
apaçi: var mı yok mu?
carriye: yok
arkadaş: (aynı anda) var
carriye: yok güle güle. (arkadaşa dönerek) kızım ne ateşi?? ulan sigara mı içiyorsun ki ateş var diyorsun.
arkadaş: napiyim çocuk çok tatlıydı dayanamadım
carriye: ateşin başına vurdu yani..
arkadaş: kısmetimi kapıyorsun ya böhühühü
carriye: ah bir de çeneni kapatabilsem. hem merak etme burda kaldığın süre boyunca 18614 kere ateşin var mı diye soran olacaktır. bir daha var dersen, ibret olsun diye yakarım seni.
akşam;
apaçi: kızlar arkadaş olabilir miyiz?
arkadaş: niye??
carriye: yürü kızım yürü. sen harbi salaksın. niye diyorsun ya..
arkadaş: arkadaş olsak ne olacak sanki. ne yabanisin hıh
carriye: herif içmekten ayakta duramıyor. onun her yeri arkadaş olsa ne olur. bak son kez söylüyorum sen konuşma.
arkadaş: ya nolur biraz sosyal olsak
carriye: allahıma kitabıma yolarım saçını. yahu ben kafa dinlemeye gelmişim. bak telefonlara bile çıkmıyorum. televizyon yok, internet yok, radyo yok. bilsem seni de almazdım yanıma
arkadaş: böhühühü
mekanda;
carriye: kızım ne gülüp duruyorsun herife
arkadaş: ayh herif değil o be, ibne
carriye: görüyorum ne bok olduğunu. neyse ne, gülmesene ibneye
arkadaş: ya çok tatlı ama.. seviyorum ben ibneleri, çok şeker oluyorlar
carriye: allah belanı versin ne diyim. ahanda masaya geliyor. bak o ibne bu masaya oturmaya kalkarsa mekanı dağıtırım. homofobim var benim. demedi deme yaparım. bir ibnemiz eksikti. sakın yüz verme, çeneni kapa, ben postalarım. ahanda geldi.
ibne: merağğbaa şekerleeer
carriye: (hay o yayarak konuştuğun ağzını) hop hop ağır ol, oturayım deme, uza bakalım
ibne: amaaan sinirli şeyyyy hıııh gidiyooorrummm
carriye: (yayık ağızlı hay senin tribini) ulan erkekler bitti, sıra ibnelere mi geldi. rahat duramaz mısın sen??
arkadaş: hihihihi
carriye: kalk gidiyoruz tokat manyağı yapıcam seni.
başka bir mekanda;
carriye: yine kime gülüyorsun sen?
arkadaş: ya şu teyzeme bak, nasıl şirin dans ediyor, bana el salladı biraz önce
carriye: bu mu şirin?? kızım sen kesin şaşısın. baktıkça kadına kusasım geldi. 2424 kilo yağ ile kıvırıp duruyor, iğrenç yahu. ahanda bu da geliyor. bir teyzemiz eksikti.
kadın: hi girls, where are u from?
arkadaş: hi, istanbul hihihi
carriye: (vay anasını yabancıymış bir de) söyle söyle açık adres ver, erasmusla gelen arkadaşın sanki
kadın: niceeee, nicee kahkahkah
carriye: (he he çok hoş, harika, süper) kızım bak bu karı normal değil sana söyliyim
arkadaş: üff ne paranoyaksın ya. teyzemle ne güzel muhabbet edicez işte. ingilizce pratik olur hem.
carriye: sen ingilizce pratik yapıcam diye götü kaptır da görürsün o zaman
arkadaş: ayhhhhhh (zıplayarak)
carriye: noldu kızım ne bağrıyorsun??
arkadaş: ayhh teyzem elledi, avuçladı resmen
carriye: ahahahahah teyzem hızlı çıktı. ben bu kadının ellerinden öperim.