ben bu yazıyı sana yazıyorum... bir ağıt olsun, bir türkü olsun diye değil; içimdeki zehri akıtayım diye.
ne yeminler duydum ben biliyor musun? ne sözler tükettim. ne yalanlar gördü bu gözler. ne acılar çektim. hepsini atlattım da bir bunu atlatamadım be. göğsümde öyle bir baskı var ki; nefes alamıyorum, başım dönüyor. bir insanın kalbi nasıl bu kadar çok acır? nasıl olur da erir her geçen gün? anlayamıyorum...
akşamları balkondan gelen geçeni izliyorum. aslında kimse geçmiyor biliyor musun? ben geçtiğini hayal ediyorum. hepsi de sana benziyor. aynı alaycı gülüş, aynı şaşkın bakışlar... gözlerimi yumuyorum olmuyor. sen hala orda durup beni alaycı gülüşünle eziyorsun. bir an geliyor ki küçücük kalıyorum. daha ne kadar küçülebilirim ki?
bazen sana çok sinirleniyorum. neden böyle olmak zorundaydı? bana gelip; "seni görmek istemiyorum." diyebilirdin. demedin. acı çekmem sana ne kazanç sağladı? ama dur! senin ruhun da hastalıklıydı değil mi? biliyorum o masalı. küçükken bişey olmuştur. nefret etmişsindir insanlardan. sebepsiz yere intikam alıyorsundur, sana zarar vermeseler de...
dün yine uyuyamadım. tişört vardı ya bana verdiğin... ona sarıldım tüm gece. şafağın sökmesini bekledim. tanrım nedendi bütün bunlar? ben bunu hakedecek ne yapmıştım? ruhunda açılan derin kesikler nasıl kaynayacaktı ki? ne kadar uğraşsam da ben eski ben olacak mıydım? sanmıyordum. olamazdım ki... sanki bedenimin içinden bir şey sökmüşler gibi acıdı. dizlerimi karnıma çekip pencereden dışarı baktım. her şey karanlıktı. nefesim kesildi. anladım ki hiç doğmayacaktı o güneş benim için.
günlüğümü aldım elime sonra. bir iki satır karaladım. yazdıklarım beni korkuttu. yırttım sayfayı. camı nasıl açtım, nasıl fırlattım dışarı biliyor musun? nerden bileceksin ki... bilsen de güler geçerdin. sen busun: başkalarının senin yüzünden acı çekmesinden hoşlanan biri...
"keşke geberip gitseydin biliyor musun? o zaman emin ol daha az üzülürdüm. keşke hafızanı falan kaybedip kaybolsaydın. bana bunu söylettin ya helal olsun..." bu yazıyordu işte. şimdiye dek böyle bir şeyi bu kadar içten istediğimi hatırlamıyorum.
bende bıraktığın marazları kimse kimsede bırakmasın. tanrı dediğin cidden varsa buna izin vermesin. kimse benim gibi umufak olmasın, hiçlikte kendini kaybetmesin.