ben serdar'ı nefis bir yemek hazırlayıp misafirlerin masasına götürüp tam servis edeceği sırada tepsiyi döken sakar ahşılara
benzetiyorum.(eski türk filmlerinde olur ya). bir iki güzel hareket yapıyor, rakibi ekarte ediyor 'he tamam bu sefer olacak,
yavrum serdar ne topçusun sen be' diyorsun son harekette saçma sapan bir hareket yapıp pozisyonu ziyan ediyor. teknik ve hız
var ama oyun zekası ve bitiricilik yok. bu da serdar'ın aslen tembel bir yapıya sahip olduğunu gösterir. çünkü teknik ve hız
doğuştan gelen yetenekler. ama bitiricilik ve fiziki olarak gelişme çalışarak ve kendine iyi bakarak olur. serdar sadece var
olan yetenekleri ile idare etmeye çalışıyor. üstüne koyma gibi bir zahmette bulunmuyor. kankası arda bile iyi kötü savunma
yapmayı öğrendi. fiziki açıdan güçlendi. böyle devam ederse galatasaray serdar'ın saltanatını sürdüreceği son büyük kulüp
olur. sonrası mı? düşmeye oynayan veya zor durumda olan anadolu takımlarının kurtarıcısı pozisyonunda yerel bir yetenekli
futbolcu olarak yaşamına devam eder.
Not: Beşiktaşlıyım