modernite; tanımlanmış olguların, çizgiselliğin ya da ulrich beck'in deyimiyle "veya" kavramının hakim olduğu "netliğin" çağıyken; postmodernite ise yolun sonunun belli olmadığı, çizgisel olmayan, "ve" kavramının hakimiyet kurduğu, çift değerliliklerin çağıdır.
bu temelde ele alındığında lost highway'de yolun(filmin) sonu belli değildir. zaten bir son olmak zorunda da değildir. çünkü modernite içinde, çizgisel ilerleyiş, filmin sonunda parçaları birleştirmemizi sağlar. Çizgisel olmayan dönemde böyle bir kaygı yoktur.
dolayısıyla bu filmi, postmodern kuram eşliğinde izlemek faydalı olacaktır.