"gitmek" mi yitmektir, "kalmak" mı artık bilmiyorum...
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep;
ve inançlı, "gitmenin bir şeyi değiştirmediği"ne...
bilemem, belki bu yüzden
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve,
yine de döneyim döneyim istedim.
...
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin, döndüğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin...
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin,
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık, onu da
bırak gitsin
bırak gitsin...
o senin en ezel gününden kaderin,
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin...