19 kasım 2006 fenerbahçe beşiktaş maçı

entry113 galeri video2
    78.
  1. son yılların en zevksiz fb-bjk derbisinin oynandığı maç olmuştur. (yaratıcı beşiktaş taraftarı haricinde. 2250 kişiyle saraçoğlu'nu fethetmişlerdir)

    vedran runje'nin cılız fb ataklarında 2 top çıkardığı için geldiği günden beri en iyi maçını çıkarmıştır, delgado'nun büyük bir balon olduğu ortaya çıkmıştır. alex'in yedek kalmadığı bir ortamda richardinho'nun hayli hayli yedek kalmayacağı gerçeği ortaya çıkmıştır, beşiktaşlı oyuncuların 5 metre yanındaki arkadaşına pas atma özürlü olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. kleberson'un son kullanma tarihi geçmiş bir oyuncu olduğu ortaya çıkmıştır (insan bir topu bile olumlu kullanamaz mı?) iyi bir fenerbahçe olsaydı bloklar arası normalden fazla derecede açık olan beşiktaş'ı bu defa belki yenebilirdi. tümer'in çift dalmalarına düdük çal(a)mayan vedat yüksel de ilginç bir karşılaşma yönetmiştir... hakem vedat yüksel'in hakemin "h"sinin olmadığı, olamayacağı, amatör liglerde düdük çalabileceği gerçeği ayyuka çıkmıştır. fenerbahçeli futbolcular (hücum hattı) profesyonelliklerine yakışmayacak kadar basit derecede ofsayt pozisyonlarına düşmüşlerdir.

    vedran runje'ye ayrı bir paragraf açmak istiyorum... kendisi malesef ki; beşiktaş'ın kalecisi... evet belki tesadüfen de olsa, yönetici, teknik adam hatasıyla gelmiş de olsa birinin bu adama; türkiye'nin en büyük kulüplerinden birine geldiğini, sezon başlarında her sene şampiyonluğun hedeflendiği bir kulübe geldiğini, en kötü oynadığı zaman bile sahaya her zaman kazanmak için çıkan bir kulübe geldiğini ve daha pek çok şeyi öğretmesi gerekiyor. ligdeki duruma bakarsak beşiktaş rakibinden 6 puan geride, kazanırsa puan farkı 3 puana inecek, bununla birlikte bir çıkış(!) yakalanabilme ihtimali var, rakibi 2 hafta üst üste dişli rakiplerle karşılaşacak (her ne kadar kötü günlerde de olsa trabzon, trabzon'dur) yani ilk yarıyı lider bitirememen için bir sebep yok. ama bu kaleci (!) dakika 70 oyunu yavaşlatmaya, soğutmaya çalışıyor, yatıyor, bekliyor vs vs vs... her attığı topu ya rakibe yada dışarı atıyor (ah oscar cordoba)... ben yönetici veya teknik adam olsam bu kaleciyi bu geceden tezi yok kadro dışı bırakırım! beşiktaş'ın kalecisinin oyunu soğutmaya, beklemeye, yatmaya hakkı yok! sen o sahaya berabere kalmaya değil, 1 puanla yetinmeye değil maçı kazanmaya 3 puan almaya çıkıyor. bu her sene böyledir! son 5 senede 3 defa kazandı 2 defa hakemler engel oldu (ismet arzuman, cüneyt çakır)... her şeyi geçtim o kadar pas hatasını anlıyorum tamam yeteneksizsin. bas bas bağırıyorsun "ey beşiktaş taraftarı malesef ben buyum" diye ama senin 90+4'te ayağına gelen bir topta, topla oyalanmaya, tuncay'ı beklemeye, hakkın yok! senin görevin o topu hızlı biçimde arkadaşlarına atıp, hakem bitiş düdüğünü çalana kadar maçı kazanmak için oynayacaksın! ama sende bu yok! sen duşunu alıp, evine gitmeyi, hanımınla hoş bir gece geçirmenin hesaplarındasın... senin bu takımda yerin yok vedran runje. sen git ne bileyim bir kayseri erciyesspor'a, bir ankaragücü'ne (aşağılama bağlamında söylemiyorum) çünkü o takımların hedefidir, "puan çıkarmak" senin hedefin gibi tıpkı... ama beşiktaşın hedefi "puan çıkarmak" değil "puanlar almak"tır hem de söke söke...

    neyse son olarak bu maça damgasını vuran tek şey, tek olay yaratıcı beşiktaş taraftarıydı! 2250 kişilerdi ama koca stada taraftarlığı gösterdiler! yaratıcılıklarını konuşturup araklamadıkları tezarühatları seslendirdiler... ve seslerini engellemek için sadece cılız bir şekilde "ıslıklandılar", evet sadece ıslıklanabildiler, çünkü orijinal olanı, tezahüratlarla, sloganlarla bu taraftarı susturabilecek bir kudret dünya üzerinde hiçbir taraftarda yoktu... bu fenerbahçeli taraftarların suçu değildi. cem yılmaz'ın bir tat, bir doku'da selahattin karakterine dediği gibi... "tamam sen de yap ama, yapamazsın"... bu renkler, bu forma, bu nefis, bu yaratıcılık herkese nasip olmaz...
    7 ...