okunmayan kitap. bu kitabın okuma tarihimde şöyle bir yeri var. 1996 yılının 11. ayında kitap çıkar çıkmaz aldım. o zamanlar haftada birkaç kitap bitirdiğim dönem yani iyi bir okuyucuyum. edebiyat dergilerini, kitap dergilerini, varlık, adam dergilerini iyiden iyiye takip ettiğim dönem. kitabın çıkacağının haberlerini aylar öncesinden takip etmişim, james joyce'un diğer kitaplarını okumuşum, (dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi) kendimi güya ulysses'e hazırlıyorum. nevzat erkmen'le (ki kendisi zeka olimpiyatlarında dereceleri olan, birkaç dili çok iyi bilen bir çevirmendir, hatta bu çeviri için yapı kredi yayınlarında yüklü de bir para almıştır) yapılan söyleşileri okuyorum.
kitap sonunda çıktı ve bir koşu gittim aldım. heyecanla başladım okumaya ama bir gariplik var kitabı anlayamıyorum. o zamanlar internet de yok, yanıma elimde olan birkaç sözlüğü aldım. iddialıyım ne yapıp edip kitabı bitirebilen azınlığın üyesi olacağım. notlar alıyorum, kitabı cümle cümle değil kelime kelime okuyorum. baktım olacak gibi değil 3-4 günde ancak 10-15 sayfa okuyabildim ve hiçbir şey anlayamadım o zaman dedim ki kendime senin yaşın yetmiyor bu kitabı anlamaya biraz daha birikim yap öyle oku.
bir kaç sene sonra tekrar aldım elime. bu sefer anlamasam da en azından mesafe kat edeyim bari diyerek okuyorum. kitabın ingilizcesini de aldım belki katkısı olur diye. rekorum olan 75. sayfaya kadar gelebildim ama en ufak anladığım yok. zekamdan şüphe edeceğim. nasıl olur da benim gibi bir kitap kurdu bir kitabı okuyamaz. bunalıma girmek üzereyken bıraktım.
9-10 yıl kitabı elime almadım. geçen ay son bir gayretle bir daha başladım. artık gurur meselesi yapmıştım kitabı. internetin de yardımlarıyla biraz daha yol aldım. latince, fransızca cümleleri yazıyorum biraz zorlamayla mevzuuyu çözmeye çalışıyorum. yabancı sitelerden ulysses okuma kılavuzları eşliğinde ilerliyorum kitapta. fakat bir paragrafı okumam saatlerimi alıyor. kitabın en ufak boşluğu notlarımla dolu. adamım irlanda-ingiltere çatışması, dinle olan kavgası, babası ile ilgili dertleri bir şeyler hissetmeye başlıyorum ama keyif alsığım okuma eylemi işkenceye dönmüş durumda.
kendimi kitabı yumruklarken bulduğumda anladım ki ulysses defteri artık benim için kapanmıştı. james joyce'a ettiğim küfürlerin biri bin parça. ruh hastası bir manyağın deli saçmalarına bu kadar emek harcamak en basit ifadesiyle zaman israfıdır dedim ve kitabı bir daha görmeyeceğim bir yere kaldırdım.
son söz: almayın, okumayın, değerli zamanınızı bu saçmalıkla harcamayın. alın özetini okuyun en azından adam ne zırvalamış fikriniz olsun ama beyninizin bir hücresini dahi bu kitapla meşgul etmeyin.