ben bu yazıyı sana yazdım daha doğrusu bu monologu.
-insanlar yalnız kaldıklarında neden efkarlanırlar bilir misin?
+Çünkü yarım kalmış sözleri vardır hepsinin. Yarım kalmış mutlulukları,yarım kalmış aşkları,hayalleri...
-Bitmiyor evet bitmeyecek de.
+Her şey geri döndüğünde yaşanmamış gibi oluyor. Sanki bir süreliğine bıraktı seni ve geri dönecek. Döndüğünde her şey eskisi gibi olacak. Sen ya da ben değil. Biz olacak.
-Büyüdün mü sen bakayım?
+ihanet?
-Duyarsızlık.
+Umursamazca?
-Korkuyor musun?
+Özlüyorum.
-Ne yapacaksın?
+Bekleyeceğim.
-Unutacaksın.
+Belki evet.
-Ne hissediyorsun?
+Bir şeyin boşluğu,dolmuyor da başka bir şeyle.
-Geçecek farkında mısın?
+Böyle kabuklu yara gibi birden kaşınıyor içi hala çiğ biliyor musun farkında olmadan kanıyor ya da biri çarpıp tekrardan kanatıyor.
-Doktor ne dedi?
+Beklemeliymişim ve günde bir ölçek onsuzluk almalıymışım. Her defasında farketmeden daha fazla isteyecekmişim sonra bir bakmışım hatırım bile olmayacak. Sence beni öldürmeyi nasıl bu kadar insafsızca yaptı?
-Gözyaşının rahmetine inanıyordur belki.
+Hayalgücüm gebe kalmış.
-00:00
+Ama gitmesindir,ama sevsin,ama gelsin,ama...
-Biraz daha kalsın.
+Önce konuşmak çok iyiymiş gibi bize anne baba demeyi öğrettiler şimdi konuşacak o kadar şey varken sessizliğe mahkum ettiler. içim acıyor.
-Hoşçakal.