verdiği sıkıntı kalabalık ortamlarda maksimum seviyeye çıkar. diyelim ki bir olay oldu herkes toplandı ve önlerindeki şeye kilitlenmiş hararetli hararetli konuşuyorlar. o kalabalığa eklenen uzun boylu her yeni birey olayı en kısa zamanda öğrenebiliyor. ama siz tıfıl varlığınızla balerinler gibi parmak uçlarınızla tavaf etsenizde olay mahalini herkes sizden uzun olduğu için hiçbir şey göremiyor ve dolayısıyla sadece işittiklerinizle yetiniyorsunuz.
aynı kalabalık ortamlarda önünüzü göremeden yürümeniz neticesinde bir çukura düşmeniz de ihtimaller dahilinde.
bir de otobüslere çevirelim dikkatleri. o tıklım tıklım olmuş otobüste kısacık tefecik boylu insan evlatlarının kendisine tutunacak bir dal aramasını hatırlayın. tüm kayışlar kapılmış, ne kadar elem verici bir anı değil mi? halbuki o tutulacak demirleri avrupa standartlarına göre değil de türk boy standartlarına göre yapsalardı ne iyi olurdu.
ya mutfak dolaplarına ne demeli? içler acısı bir durum daha. o dolaptan tabure olmadan bir bardak, bir çanak almak ne mümkün.
kıyafet konusuna hiç değinmiyorum. o etek veya pantolon boyu muhakkak terzi görecek ve gereğini yapacak.
tek artısı evdeki perdeleri takacak en son kişi olarak görülmenizdir. kimse size teklif bile etmez bunu. ve eğer biraz da zayıfsanız her daim minyon kalarak yaşınızdan daha genç görüneceksiniz.