pansiyonda tatil yapmak

entry1 galeri
    1.
  1. sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola çıkılır aga, maksat günü öldürmemek. epeydir sabah ezanı duymuyordu kulaklarım, böyle gözlerimden sanki sümük gibi uyku akıyor akıyor, kalkmıyor, ayrılamıyorum yastıktan. faydasıda yok ovalamanın, yumruklamanın mıncıklamanın. nene de alınır tabi, nenesiz olmaz. nenesiz tatil zencisiz basket maçı gibidir, böyle maykıl ceksın zenciliğidir, zeytinyağlı sebze yemeği gibidir ayıktın?

    -hadi nene kıldıysan sabah namazını,zitrp gidelim.
    -hıı ne deyn?
    -gidelim diyorum bekletmeyelim deniz kum sahil güneş...(böyle dediğime bakmayın, denize ilk temasımız sonrası, o tuzlu suya açlığın vermiş olduğu davarlıkla saldırmanın sonucu ilk günden yanar, sonrasında göt göbek yoğurtlanıp isyan ederiz (gerçi nenem pek etkienmez zıbın giydiğinden ötürü, etkilense bile dua eder) ailecek, serinlemeye gideriz)
    -du şu tesbeğatide çekiym, giderik neen acele ediyseez?
    -ama nene, epi topu bi valiz hadi ver, tesbihatı arabada giderken de çekersin
    -bismil larreh mannir rahhim(15 dk tesbihat beklenir) asker oturuşu yapmışım gözlerim uyku sıçıyor, ben ninemin tesbihatine teslim olmuşum, boynumda yan yatmış ne fısıldasa olur böyle diyorum.

    aldık nenemi de, bindik küheylana. 80 model reno sıteyşınımızın götü, yeri yalıyordu, ön tarafa sürekli destek vardı aga yoksa gider mi hiç? 5'er kiloluk bulgur, simit, pirinç, mercimek, fasulye,nohut, yağ, şeker, çay, salça... (bunlar erzak) bagajda 2 döşşek 5 yastık, aralara serpiştirilmiş domatestir, suvandır, büberdir, sonracığma kucakta piknik tüpü enseme kurulmuş iki tane toraman karpuz!

    büyük bir hevesle antep sınırını geçtik, yarım saat sürmüştü otoban yola ulaşmamız saat 6yı buldu, saat 10 buçuk olmuştu, biz antep'ten düziçi'ne ancak yeni ulaşmıştık. arabamızın kuvvet ve kudreti belliydi, onu bunu ziktir et, ulan sanki taşınıyoruz? sanki memleket bombalandı? sanki o götürdüğün erzağı bir haftada süpürüp geleceksin? bizimkiler işini erdal bakkala bırakmaz aga, düşen uçakta bi ateist bir de bizimkiler olmaz, o eşarbı paraşüt yapar koynuna doldurduğu domates biberle 40 gün geçinir hani.

    saat 12:30 du biz kumburlu pansiyona ulaştık agalar. 5 buçuk saat'te antep'ten mersin'e ulaşmıştık. sonra evi düzdük böyle sağolsun pansiyon çalışanları da yardımcı oldu bi el attılar 40 dakikada düzdük evi, ama benim ayağım sanki içime kaçmış, alçıya alınmışım lan sanki, öyle bi karıncalanıyor ki, ben tozda toprakta debeleniyorum "açılsada yürüsem artık şu meret" diyerekten. derken özlemi çekilen denize ulaşıyoruz oda ne, lan millet altısız! burası mı çok moderndi yoksa biz mi çağdışıydık lan, profile bakarmısın. herifcioğlunda çangal gibi bıyyık, altta don, don ki nasıl don, öyle şeffaf ki cemil ipekçi dikmiş sanki, ama namehrem yerleri örtülüydü kıldan tüyden, sağında solunda ikişer üçer velet(onlarda don bilem yok) sahilden koşa koşa denize dalıyorlar.

    -vileahhehahahhehah, itin enikleri nassılda hoşşuyza gidiyi
    -bobaa(ortanca velet, yeşil bıyıklı)şeymız bizimlen denize girmiyi
    -(denizden bütün otoritesini kullanarak ergen ve çıplak şeyhmuza) ula heayvağn oğli heayğvan sen beni mikkiye tahmiysen?
    -takkıyem bobaa
    -ula sen beni mikkiyen mi tahiysen?
    -takmiyyem bobaa
    -ula para verdik, girsene
    -giriyem baba

    bizde girdik, böyle denize işeyerek hasret gideriyorduk sanki, sidik zoruylan olsada zevkliydi ilk başlarda ama bi çıktık pir çıktık, ondan sonra mayalan baba mayalan.

    geriye kalan 6 gün acı içinde, sırta konan sineği çoğaltarak geçmişti. sonra biz tatil yapmıştık böyle sıkıcı sıkıcı?

    dinletiymiş! ulan 2 günümüz yolda geçer, sonra gelir 5 gün hiç bilmediğin bi coğrafyada debelenip ırgat gibi yanarsın, götünde hiç tanımadığın hayvanların diş izi olur, hele birde hafta sonuna denk getirirsen abazası, cankurtaranı gelir sıçar işer ziktirir gider, biz tatil yapıp mutlu oluruz(!). ha birde şöyle birşey var, bir hafta olmasında 2 gün olsun 5 yıldızlı olsun, açık büfe olsun, üstsüz olsun altsız değil!, havuz olsun, kaşlı gözlü döşü kıllı olsun!

    gitmeye karar vermiştik, gidiyorduk,hızımız 80, araba inliyor altta, anam babama gömlek tişört neyin koymamış bi hafta boyunca atletle dolandı adamcağız, yanmış hemde en amele gibisinden ağızda maltepe cigarası, kafasında filli boyanın şapkası...
    yolun yarısındaykene ağzıma sıçan sürpriz geldi başıma

    -ameneyng kele hazır buralara gadek gelmişkene birezde gapılıcaya mı getsek netsek?

    o kaplıca ki en genç nüfusunun 58 yaşındaki garson olduğu, bir havuz, bir kasap, bir bakkal, bir fırın, bir tuvalet(kireçlenmiş ayaklara alaturka tuvalet!) ve bir televizyonun olduğu küçük bir kasabaydı. yaş ortalamasını ben düşürüyordum zira gelen heyetin en genci 70+ gösteriyordu. bitti evet oda bitti 3 gün kaldık ve ben van dam gibi şınav mekik çekerek geçiriyordum günleri o kadar dinlenmiştim ki uykum gelmiyordu artıkın.

    bu 10 günlük kabus bitti mi peki?

    -hazır buraya gadenek gelmişkene bide içme'nin suyundan mı içsek ne?

    "ishal tatil beldesine hoş geldiniz"

    ulan ne kafadır aga bizim insanımız, o kadar yolu parayı cırcır olmak için harcar, sonra bir de öyle genel bir mutluluğa sahip olur ki anlatılmaz yaşanır.
    1 ...