hükümet anayasa mahkemesinin anamuhalefet partisine döndüğünü söyleyerek ve hatta zaman zaman anayasa mahkemesi tsk ve chp yi statükocular olarak yaftalayıp , ne düşünerek söylediği muğlak bir 'millet iradesi' kavramını kendine zırh edinip kaçak güreşiyor. oysa yargıda en az yürütme ve yasama organları kadar meşruiyetini milletten alır. her ne kadar ''türkiye türklerindir'' şiarını tasvip etmesem de bu ülkede mahkeme kararları halen daha ''türk milleti adına'' verilir. eğer siz yargı milleti temsil etmiyor diyorsanız öncelikle değiştirmeniz gereken yargı değil bizatihi millettir.
anayasa mahkemesinin zaman zaman kamu vicdanını yaralayan kararlar aldığı ve bu kararların millet iradesini yansıtmadığı görüşü ise bana göre kısmen doğru kısmen yanlıştır. kamu vicdanını yaralayan kararlara imza atmış olması doğru olan bu görüşün yanlış kısmı anayasa mahkemesine başvuru koşullarını göz ardı etmekten kaynaklıdır. 110 milletvekili imza toplayıp anayasa mahkemesine başvuruyor ve siz o 110 milletvekilinin millet iradesini temsil etmediğini söylüyorsunuz. bu trajikomiktir.akp yarın muhalefete düştüğünde; anayasaya aykırı olduğunu düşündüğü bir karar hakkında ne yüzle anayasa mahkemesinin kapısını çalacak ya da çalacak mı bunun cevabının verilmesi gerekir.
yıllardır türban nedeniyle yök ile problemli olan tabanının yök ele geçirildiğinden beri seslerinin çıkmaması ve hatta ve dahi yök'ü sahiplenmeleri ortada ayan beyan bir ikiyüzlülüğün olduğunu göstermiyor ise neyi gösteriyor.eğitim sistemine değinmeyen, kürt sorununa değinmeyen, seçme seçilme haklarının adilane kullanımına, siyasi partilerdeki lider sultasına değinmeyen, çalışma hayatında ki pervasız sömürüyü görmezden gelen, kadın erkek eşitliğini ıskalayan, bir anayasa değişikliğini rededilemeyecek bir takım soslarla süsleyip millete komple bir paket olarak dayatmak olsa olsa şark kurnazlığıdır. lakin bu millet kendinden kurnaz olduğunu iddaa ve ima edene hiç bir zaman teveccüh göstermedi.bana göre yine göstermeyecek.
gerçek şu ki ne takke, takunya ne de kep ve postaldan zerre hazetmeyen şahsım,refarandum eğer madde madde oylamaya sunulmuş olsa birçoğuna evet diyecekken illa ki paket olarak oylayacaksın şeklinde yapılan dayatmadan sonra kara kara düşünmektedir. anaysanaın en basit tanımıyla toplumsal mutabakat olduğunu kani olan ben refarandum yüzde 51 evet oyu alarak geçse bile esasında toplumsal mutabakatın gerçekleşmiş sayılmayacağının bilincinde olarak, 12 eylülün bütün sıkıntılarını yaşamış onca eş dosta rağmen ya hayır oyu kullanacağım yahut boykot edeceğim.