bu kategoride degerlendirilen dizilerin cogunun turk edebiyatinin romantik devirde verdigi eserlerin adaptasyonu olmasini gozden kaciran bir onermedir. "romanlar iyi adapte edilememis", "oyuncular iyi oynamamis" tarzi elestiriler degil ancak "sonsuzluk" kadar keyfi bir kavram olan "gayri ahlaki olmak" kategorisinden elestirilmeleri esef vericidir.
zamaninda dunya edebiyatinda firtinalar estiren, insanin artik "kusursuz varlik" olmaktan cikarildigi ve karmasik duygusal bir maden olarak islendigi romantik akimin bu topraklarda yaratilmis eserleri "ahlak" gibi ne idugu belirsiz bir basitlikle harcanamaz. bu cok ucuz bir indirgemeciliktir. ota boka "ölümsüz eser" diye reklam yapan yurdum medyasi malesef gercek ölümsüz eser ortaya ciktiginda bunun degerini ve onemini kavrayamayacak bir kitle meydana getirmistir.
kanal d'nin reyting amacladigi dogrudur; ancak bir asirdan daha eski bir eserin hala insanlarin ilgisini cekebiliyor olmasi basitce harcanabilecek bir durum degildir. basit, daha basit ve en basit diye diye sictik iste; nobel alabilen bir yazari da "vatan haini" diye kovduk, basitligin ucsuz bucaksiz boslugunda yercekimsiz ucuyoruz. kolay gelsin millet...