mesela buraya uzun uzun yazsam. ama kim için ne için?
her gece uyurken iyi geceler diyorum belki birileri duyar diye sonra da başımı yastığa koyup hiçbir şey olmamış gibi uyuyorum.
hiç nefret etmedim ki senden öyle adın kaldı geriye ama bazen... bazense lanet olası ya öl ya sev diyorum. başka şansın kalmadı.
mesaj atsam cevap gelir heralde. ama atmıyorum gerekli mi? sanmıyorum boşversene.
bazende acaba o da mı kim için üzüldüğünü bilmiyo diyorum ama yok yok sen kendinden başkası için üzülmezsin. hem biri seni üzerse sen onu kat kat üzersin. hoş olmaz. otur oturduğun yerde.
aslında sağda solda bi şekilde karşıma çıkmasan benim için hiç bi problem kalmaz. yüzünü görmek hoş olmuyo sadece anı diye nitelendirdiğimiz şeyleri hatırlıyorum. mesela ankaradan gitsene sen. evet evet bu çok iyi olur adını da değiştir faceini de kapa ya da yokmuş gibi davran.
yok ya ciddiyim ben öyle sandıkları gibi sevmiyorum seni. ben bi farklı severim zaten. sevgi değil işte anlatabilsem bi. mesela adını söylemeyi seviyorum ama senle olmayı sevmiyorum. arada yüzüne bakıyorum ama görmek istediğimden değil orda olduğunu biliyim diye bi çeşit alışkanlık diyelim mi? ama sen bişi deme sus.
bugün adın çok geçti ama bi başkasının adı senden daha çok geçti. çok güldüm çünkü eğlendim. şimdi sen nerden çıktın ki bu yazı sana olmamalıydı.
ya ama şimdi kafam çok karıştı. ben birbirine zıt şeyleri o kadar çok söyledim ki ben neyim diye düşünmedim değil. oyalıyo muyum kendimi? bilmiyorum ama olsun böyle mutluyum. senle bi ilgisi yok ama hani senin adından daha çok bi isim geçmişti ya onla ilgili.
eskiden insanlara salak derdim ben. evet bu çok salak biri. bile bile sonunu göre göre yaptığı işe bak derdim. uçurum olduğunu göre göre orda tehlikeli hareketler yapmak gibi. aslında mantık olarak bunu yapmıyorum ben ama birazda yapıyo gibiyim. daha fazla açamıycam susuyorum .
boğazım da ağrıyo. bunu sana söylemedim ama ağrıyo işte. mutluyum ben yazının sahibi ya da sahipleri mi demeliyim. amaan gülmek hoş şey nasılsa güldün diye kimse kızmıyo ya.