Şimdi ben bir celladın yağlı urganında ölüyorum
Burada benim günahlara seçilen kurban
işte bu ben; kirli dileklerin adağı
Burada sürtüklerin elindedir sevda kalemi
Ve kahpeler yön verir seyrine aşkın
Yitikler, yitikler, atıklar, satıklar
Maskeli adamlar ve kokanam adamlar dilinde dikilidir ferman,
Çamur erkekler, hamur erkekler çizer resmini sevgilerin
Ve pusulası mermerdendir bunların.
Ve çağının kumandalı tanrısıdır ruhsuz robotlarına
işte ben bu celladın yağlı urganındayım.
Bu cellat arsız, bu cellat damarsız
Ve bir saz paramparça edilir gözler önünde.
Ve bir harita yırtılır uzakları gösteren
Şimdi ben bir celladın yağlı urganında ölüyorum.
Yalancılar, talancılar, düzenbazlar, gambazlar, cambazlar
Sizlersiniz insanlığın silik rüyası
Fedekar, cefakar, vefakar maskeler
Hilekar, şerefsiz ve namussuz yüzlerinizde
Gülün namussuzlar gülün
Ben kendime gülmeyi haram ettim
Ama ağlamayı sevmem.
Ben bir tebessüm eriyim.
Öldüğüme kanmayın, ölsemde inanmayın